I. Uluslararası Geriatri ve Gerontoloji Buluşmaları sempozyumu başladı

Malatya Turgut Özal Üniversitesi tarafından bu yıl ilk kez 5-6 Haziran 2023 tarihleri arasında çevrimiçi olarak düzenlenen I. Uluslararası Geriatri ve Gerontoloji Buluşmaları Sempozyumu düzenlendi.

I. Uluslararası Geriatri ve Gerontoloji Buluşmaları sempozyumu başladı

Malatya Turgut Özal Üniversitesi tarafından bu yıl ilk kez 5-6 Haziran 2023 tarihleri arasında çevrimiçi olarak düzenlenen I. Uluslararası Geriatri ve Gerontoloji Buluşmaları Sempozyumu düzenlendi.

Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerden dolayı yüz yüze eğitime ara verilmesi nedeniyle çevrimiçi olarak gerçekleştirilen sempozyumda; yurtiçi ve yurtdışından sunum yapmak üzere birçok katılımcı yer aldı.

Üniversitelerin yanı sıra, geriatri ve gerontoloji konusunda çalışmalar yürüten sivil toplum örgütlerinin de katkı sağladığı sempozyumda alt başlık ‘Afet Gerontolojisi: Afetlerde Geriatristlerin ve Gerontologların İş Birliği’ olarak belirlendi. Sempozyumda gündelik yaşam içerisinde yaşlı sağlığı ve bakımı konuları dışında, afet dönemlerinde konuya ilişkin yaklaşımlar, geriatri ve gerontoloji ile afet yönetiminde kamu kurumlarının rolü, diğer disiplinler arasındaki ilişkilerde ele alındı.

Sempozyumun açılışında konuşan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Geriatri alanlarındaki sağlık hizmetlerinin son yıllarda hızlı bir şekilde artmaya başladığını ve yaşlıların ihtiyaçlarının daha iyi karşılanması için birçok çalışma yürütüldüğünü belirtti. Ancak bu çalışmaların daha etkili hale gelmesi için gerontologlar ve geriatrisler arasındaki iş birliğinin önem arz ettiğini de ifade eden Bentli, “Biz de Malatya Turgut Özal Üniversitesi olarak bu iş birliğini arttırmak için Türkiye’de ilk gerontologlar ve geriatrisler büyük buluşmasını gerçekleştirecek olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.

1. Uluslararası Geriatri ve Gerontoloji Buluşmaları Sempozyumu’nu başta UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ve Akdeniz Üniversitesi olmak üzere birçok kurumun desteğini alarak gerçekleştirmeye çalıştıklarını ifade eden Bentli, şunları söyledi:

“28 Mart 2023 tarihinde ilk defa geriontologların da kamu hastanelerinde istihdamı gerçekleşmeye başlamıştır ve bu gelişme gerontologlar ve geriatrisler iş birliği açısından son derece önemlidir. Yaşlıların geriatrik ve gerontolojik hizmetlere daha iyi erişim sağlamalarına çok büyük katkılar sunacak çalışmalar yürütülmektedir. Ancak bu çalışmaların daha etkili hâle gelmesi için gerontologlar ve geriatrisler sağlık, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak için sağlık hizmetleri, yaşlı bakımı, beslenme, egzersiz ve yaşlıların hakları başta olmak üzere birçok alanda iş birliği yapabilirler. Yaşlıların sağlık türlerinin, yaşam kalitelerinin ve sosyal hayata katılımlarının artırılmasıyla ilgili geniş çaplı araştırmalar yapmak da biz üniversitelerin asli görevlerindendir. Düzenlemiş olduğumuz bu sempozyumda farklı alanlarda çalışan araştırmacılar, yaşlıların sağlık, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarının daha iyi karşılanması için neler yapabileceklerini tartışacaklardır. Bununla beraber afet gerontolojisi konusunda fikir alışverişinde bulunarak, yaşlıların afet durumunda nasıl korunabileceğini ve ihtiyaçlarını nasıl karşılayabileceği konusunda bir yol haritası hazırlayacaklardır. Ayrıca sempozyum programımızın zengin bilimsel içeriğini, üniversitemizin ve Akdeniz Üniversitesinin tazelenme öğrencilerinin de katıldığı oturum daha da zenginleştirecektir”

UNESCO’nun, Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sayın Akif Kireççi ise yıllardan beri yaşlılık üzerine UNESCO nezdinde birçok çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Sempozyumun düzenlenmesinde birçok paydaşın olmasını çok önemsediklerini de belirten Kireççi, “Çünkü bu konu Türkiye’de çok bilinen bir konu değil. Yurt dışında da çok bilindiğini düşünmüyorum. Çünkü Türkiye’miz dünyada en hızlı yaşlanan ikinci ülke. Zannederim Güney Kore’den sonra Türkler en hızlı yaşlanan toplum olarak tarihe geçmiş durumdalar. Bunun da bize getirdiği birçok problem ve meydan okuma var. Yani sosyal olarak politik olarak ekonomik olarak psikolojik ve psikiyatrik olarak birçok konularda buna hazırlıklı olmamız gerekirken bu şuurla bu toplantıların yapılması bizi çok mutlu ediyor ve gerekli olduğunu düşünüyoruz” ifadelerine yer verdi.

Türkiye’nin çok genç bir toplum olarak bilinmesine rağmen en hızlı yaşlanan toplum olmasının Avrupa ve UNESCO katılımcısını şaşırttığını belirten Kireşçi, “Ben bu sempozyumda Türkiye ve dünyadaki geriatri ve gerontoloji ve afet alanında çalışan politikacıları, akademisyenleri ve alanının uzmanlarını bir araya getirmesinden duyduğum mutluluğu da ifade etmek isterim. Buradaki fikir alışverişleri, akademik değişimler, eminim birçok alanda bize daha sonra politika yapımı anlamında da ışık tutacak” dedi.

Sempozyumun gerçekleştirilmesine destek veren Akademik Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Suna Erdinçler’de sempozyuma ve katılımcılara desteklerinden ötürü teşekkür ederek başladığı konuşmasında istatistiki bilgilere yer vererek ve nüfus yapısındaki değişimlere dikkat çekerek şunları ifade etti:

“Türkiye’deki demografi nasıl? Geriatristler ne yapar bunlarla ilgili? Tüm dünyada yaşlı nüfusun sayısı ve oranı gittikçe artmaktadır. Bir toplumda yaşlı nüfusun yüzde 7’den yüzde 10’a çıkması bu toplumun genç toplumdan yaşlı topluma dönüştüğünü ifade eder. Gelişmiş toplumlarda bu demografik dönüşüm 10, 75, 120 yıl gibi bir süre içinde gerçekleşir. Bugünün gelişmekte olan ülkelerde bu dönüşümün 20, 40 yıl gibi daha kısa sürede meydana geleceği tahmin ediliyor. Bu durumda toplumların yaşlanma gerçeğine ve getirdikleri sorunlara daha kısa zamanda uyum sağlamaları gerekir. Nüfus yapısındaki hızlı değişim, sağlık sorunları dışında sosyoekonomik ve kültürel birçok zorlukları da beraberinde getirecektir. Türkiye’de 65 yaş üstü nüfus oranı 1960 yılı sayımlarında %3,5 iken 1990 yılında %4,3, 2000 yılında %5,7, 2022 yılında %9,9’dur. Yani bu projeksiyonlar gösteriyor ki Türkiye aslında en hızlı yaşlanan ülkelerden biri. Türkiye’de hızla yaşlanma, beklenenden de daha hızlı yaşanmaktadır.”

‘Afet Gerontolojisi: Afetlerde Geriatristlerin ve Gerontologların İş Birliği’ alt başlığı ile düzenlenen sempozyuma ev sahipliği yapan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alaadin Polat ise yaşlılık toplumun önemli bir gerçeği olduğunu belirterek, “Bu nedenle geriatri ve gerontoloji çalışmaları yaşlanma sürecini anlamak, yaşlıların sağlık ve refahını korumak için büyük bir öneme sahiptir. Bu sempozyumda akademik dünyanın ve ülkemizin önde gelen uzmanları, araştırmacılar, sağlık profesyonelleri ve paydaşlar bir araya gelerek yaşlılıkla ilgili konuları ele alacak, son bilgileri paylaşacak ve geleceğe yönelik stratejileri tartışacaklardır. Amacımız yaşlanma sürecini en iyi şekilde anlamak ve yaşlı bireylerin yaşam kalitesini arttırmak için gerekli bilgi ve deneyimleri bir araya getirmektir. Geriatri ve gerontoloji, yaşlılıkla ilgili çok çeşitli konular içeren, çok disiplinli bir alandır. Sağlık hizmetlerinden sosyal hizmetlere, psikolojiden fizyoterapiye kadar birçok alanda çalışmalar yapılmaktadır. Bu sempozyumda bu alanlarda yapılan son araştırmalar, klinik deneyimler ve yenilikçi yaklaşımlar hakkında bilgi alacak, trendleri öğrenecek ve bu alanda gerçekleşen gelişmeleri yakından takip edeceğiz. Yaşlılık döneminde bireylerin fiziksel, zihinsel ve sosyal ihtiyaçlarının karmaşık bir kombinasyonu içermektedir. Bu nedenle geriatri ve gerontoloji çalışmaları bireysel düzeydeki yaşlıların ihtiyaçların karşılamak için sağlık sistemlerinde ve toplumda gelişmelerin olmasını sağlamaktadır. Bu sempozyumda yaşlı bireylere daha iyi bir yaşam sunmak için nasıl birlikte çalışacağımıza odaklanacağız.” ifadelerini kullandı.

Programda konuşan İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay’da Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin bu sempozyumda afet dönemlerini de eklemleyerek gerontoloji ve geriatriyi ele aldığını belirterek, “Ülkemizde konuya çok geç başlanıldı. Bu konunun ülkemizdeki sahibi, beyni ve öncüsü İsmail Tufan hocamız. Kendisi gerontolojiyi ülkemize getiren, anlatan, bizlerin dikkatini çeken kişidir. Şimdiye kadar ülkemizde 10 kalkınma planın da bu konu hiç gündemde yer almadı. 11. Kalkınma Planı’nda ilk kez yaşlılık konusu ülkemizde kalkınma planına devletimizin programına dahil oldu. Önce sanıyorum ki 12. kalkınma Planı’nda bu konuda çok etraflıca, ülkemizin Türkiye’nin yüzyılı vizyonunda bu konu da önemli stratejik plan çerçevesinde geniş anlamda yer alacaktır” şeklinde konuştu

Sempozyuma destek veren Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Uzm. Dr. Orhan Koç’ta konuşmasında Türkiye’de özellikle gerontolojik ve geriatrik yaklaşım açısından afetlerde ve diğer sosyal hadiselerde çok önemli noktalara geldiklerini söyledi. Türkiye’nin hızla yaşlanan ülkelerden birisi olduğunu ifade eden Koç, “10 milyona yakın yaşlı olmasına rağmen sadece binde üçünün kurumsal bakımda olduğunu sözlerine ekledi.

Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Eray Çınar’da 1999 depreminden sonra toplumsal farkındalığın artmasıyla beraber durumsal farkındalığın da arttığını ifade etti. Sağlık Bakanlığı olarak Türkiye afet müdahale çerçevesinde yapmış oldukları bütün afet planlarında yaşlı, engelli ve kronik rahatsızlığı olanları ayrı tuttuklarını belirten Çınar, Sağlık Bakanlığı olarak köy, mahalle ve el taramalarıyla yerinde ziyaretlerle açıkta kalan kimse bırakmamaya gayret ettiklerini söyledi.

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’da “Geriatri ve gerontoloji olarak konu bizim dışımızda gibi gözükse bile bizzat belediyelerin içerisinde olan bir konu. Önce insanı ele almamız lazım. İnsan biyolojik, sosyal, kültürel bir varlıktır. Biyolojik özellikleri gerontoloji ve geriatrinin bilimleriyle çözebilirsiniz, ama sosyal boyutuna hitap edecek kültürel boyutuna hitap edecek genel bir mantalite içerisinde bütüncül yaklaşmamız lazım. Tabii ki biyolojik yaklaşımlarla ilgili bu bilimsel doğrudur. Ama sosyal ve kültürel yaklaşımlarla da eğer toplumu sağlıklı oluşturmak istiyorsak, yaşlılarımızı sağlıklı bir yaşlılık hayatını idame ettirmesini istiyorsak bunlara dikkat etmemiz gerekir diye düşünüyorum” dedi.

Malatya Valisi Hulusi Şahin ise konuşmasında sempozyumun özel bir alt başlığının Afet gerontolojisi olduğunu belirterek, “Biz malum 6 Şubat merkezli depremlerin odağında yer alan bir iliz. Dolayısıyla bu sempozyumun burada olmasının çok isabetli bir karar olduğunu düşünüyorum. Özellikle de tecrübeler hazır taze iken buradan çok önemli sonuçlar çıkacaktır diye düşünüyorum. Çünkü depremin ilk anından itibaren bizler şunu gördük ki kırılgan gruplar gerçekten o kaotik ortamda en fazla etkilenen gruplar ve bunlarla ilgili hazırlıklı olma noktasında da eksiklerimiz olduğunu gördük” ifadelerine yer verdi.

Afet dönemindeki yaşlıların psikolojik durumlarının yanı sıra fizyolojik olarak zor günler yaşadığını belirten Şahin, “Onların ihtiyaçlarını görme anlamında da o dönemler sıkıntılı oluyor. İşte çadırda kalması açısından problem oluyor. Konteynerlerin benzeri hizmetlerin yaşlılarımıza yönelik olarak hazırlanması lazım” dedi.

Malatya Valisi Hulusi Şahin, sempozyumun gerçekleştirilmesine vesile olan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli’ye, sempozyuma destek veren İnönü Üniversitesine, geriatri ve gerontoloji hususunda büyük emekleri, katkıları olan kişi ve kuruluşlara teşekkür ederek, sempozyumun hayırlara vesile olmasını diledi.

2 gün süren I. Uluslararası Geriatri ve Gerontoloji Buluşmaları Sempozyumu’nun ilk gününde 17 oturumda 33 konuşmacı sunumu yer alırken 6 Haziran Salı günü ise 19 oturumda 32 konuşmacı sunum gerçekleştirecek.