İşte Elazığspor'un küllerinden doğuşu ve o efsanevi şampiyonluk hikayesi
Düşmenin acısını iliklerine kadar hisseden bir şehir, sadece birkaç yıl sonra 'Biz bitti demeden bitmez' diyerek yeniden ayağa kalktı. Elazığspor'un küllerinden doğduğu o şampiyonluk sezonu, sadece futbolcuların değil, tüm şehrin zaferiydi.
2010-2011 sezonu başladığında, Elazığspor için hedefler her zamankinden daha netti: Ait olduğu yere geri dönmek. 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden Gakgoşlar, sezon başında "Şampiyonluk Elazığ’a gelecek" parolasıyla yola çıktığında, kimse bu yolun bu kadar görkemli olacağını tahmin etmemişti.
İnanmış Bir Şehir, Kenetlenmiş Bir Takım
O dönemki takımın başında, şehri ve camiayı çok iyi tanıyan bir teknik heyet vardı. Takımın kaptanından malzemecisine kadar herkes, Süper Lig’den düşülen o karanlık gecenin rövanşını almak için ant yemişti. Yerel spor yazarlarının o günkü notlarına baktığımızda, antrenman sahasındaki havanın bile değiştiğini görürüz. Gazeteci Mustafa Doğan’ın bir yazısında belirttiği gibi; "Elazığspor bu sezon sadece top oynamıyor, adeta sahada bir şehrin onurunu savunuyor."
Kırılma Maçı: Şampiyonluk Ateşinin Yandığı An
Sezonun dönüm noktası, ligin ikinci yarısında oynanan kritik deplasman maçlarıydı. Takım puan kaybetse de taraftar desteğini hiç çekmedi. Fırat Üniversitesi bünyesinde yapılan "Elazığspor Taraftar Aidiyeti" konulu sosyolojik bir çalışmada, o yılki seyirci ortalamasının Süper Lig seviyesinde olduğu bilimsel verilerle ortaya konmuştur. Şehir, adeta her hafta sonu bir "bayram yerine" dönüyordu.
Mutlu Son: Atatürk Stadyumu’nda Şampiyonluk Şarkıları
Ligin finaline gelindiğinde, Elazığspor artık durdurulamaz bir güç haline gelmişti. Kendi evimizde oynanan o son düdükle birlikte, 2004’teki o hüzünlü sessizlik yerini devasa bir sevince bıraktı. Stadın hoparlörlerinden yükselen "Şampiyon Elazığspor" anonsu, Vali Fahri Bey Caddesi’nden İzzet Paşa Meydanı’na kadar her sokakta yankılandı. Gakgoşlar, o sezonu lider bitirerek bir üst lige, ardından da Süper Lig’e giden kapıyı ardına kadar araladı.
Bir Başarı Hikayesinin Notları
Bu şampiyonluk, sadece bir kupa kazanmak değildi. Bu, Elazığspor’un kurumsal hafızasındaki "kaybetme korkusunu" silip yerine "zafer inancını" koyduğu bir devrimdi. O gün sahada ter döken futbolcuların birçoğu, bugün hala Elazığ sokaklarında bir kahraman gibi karşılanıyorsa, sebebi o zor günlerde gösterilen dik duruştur.