Hayvan beklemez, soğuk dinlemez: İşte Elazığlı besicinin şafak mesaisi

Elazığ'da dondurucu soğuklar ve yoğun kar yağışı hayatı durma noktasına getirirken, geçimini hayvancılıkla sağlayan üreticiler için mesai hiç bitmiyor. Kar kalınlığının yer yer yarım metreyi bulduğu köylerde besiciler, eksi 15 dereceyi bulan soğukta hayvanlarının rızkı için adeta zamanla yarışıyor.

Hayvan beklemez, soğuk dinlemez: İşte Elazığlı besicinin şafak mesaisi

Elazığ genelinde etkili olan Sibirya soğukları, özellikle kırsal kesimde yaşam süren vatandaşları zorlu bir sınavla karşı karşıya bıraktı. Merkeze bağlı köylerde termometreler gece saatlerinde sıfırın altında 15 dereceleri görürken, hayvancılıkla geçinen aileler için kış mevsimi sadece soğuk değil, aynı zamanda katlanan bir iş yükü anlamına geliyor. Mera ve otlakların beyaz örtüyle kaplanmasıyla birlikte, binlerce büyükbaş ve küçükbaş hayvan ahırlara hapsolmuş durumda.

Hayvan beklemez, soğuk dinlemez: İşte Elazığlı besicinin şafak mesaisi

Şafak Sökmeden Başlayan Zorlu Mesai

Günün henüz ağarmadığı saat 06.30 sularında, Elazığ’ın köylerinde ahır kapılarının gıcırtısı duyulmaya başlıyor. Merkeze bağlı bir köyde geçim mücadelesi veren üretici İlhan Cömert, ayağında çizmeleri ve kalın giysileriyle her sabah aynı zorlu rutine "Bismillah" diyor. Kar diz boyuna ulaşsa da soğuk insanın kemiğine işlese de bu mesainin bir gün bile aksama lüksü bulunmuyor.

Hayvan beklemez, soğuk dinlemez: İşte Elazığlı besicinin şafak mesaisi

İlhan Cömert, kış şartlarında hayvancılığın ne demek olduğunu şu sözlerle özetliyor: "Sabahın köründe, daha güneş yüzünü göstermeden ahırdayız. Kar varmış, fırtına varmış hayvan dinlemez; karnı acıkan, susayan canlı beklemez. Bu sadece bir iş değil, o canların sorumluluğu bizim omuzlarımızda. Hastalansak da cenazemiz de olsa buraya gelmeye mecburuz."

Hayvan beklemez, soğuk dinlemez: İşte Elazığlı besicinin şafak mesaisi

Girdi Maliyetleri Üreticinin Belini Büküyor

Kışın sadece bedensel bir yorgunluk getirmediğini, aynı zamanda ekonomik bir yük olduğunu ifade eden köylüler, yaz aylarındaki meradan faydalanma imkanının bitmesiyle yem masraflarının katlandığını belirtiyor. Ahırda sadece büyükbaş değil, küçükbaş ve kümes hayvanlarının da bakımını üstlenen Cömert, "Yazın hayvanı salarsın dağda bayırda karnını doyurur. Şimdi ise saman, yonca, yem hepsi parayla. Üstelik soğukta hastalık riski çok fazla, altlarını sürekli kuru tutmak zorundayız. Bir anlık ihmal, bir kışlık emeğimizin zayi olması demek" diyerek riskleri anlatıyor.

Hayvan beklemez, soğuk dinlemez: İşte Elazığlı besicinin şafak mesaisi

"Hayvancılık Tatil Bilmez"

Bölgedeki diğer üreticiler de benzer dertlerden muzdarip. Köyün bir diğer besicisi Mehmet Amca ise durumun sosyal boyutuna dikkat çekiyor: "Şehirdeki adam pazar günü tatil yapar, biz yapamayız. Kar yolları kapatsa biz kürekle açıp yine o saman balyasını taşırız. Bizim düğünümüz de bu ahır, bayramımız da. Gözümüz şimdiden cemrelerin düşeceği, toprakların yeşereceği bahar aylarında."

Elazığ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri ise bu zorlu süreçte besicilere ahır hijyeni ve doğru rasyon kullanımı konusunda uyarılarda bulunuyor. Özellikle havalandırmanın yetersiz olduğu ahırlarda nemin artmasıyla solunum yolu hastalıklarının tetiklendiği, bu yüzden üreticilerin 'soğuk girmesin' diye ahırları tamamen hava almayacak şekilde kapatmaması gerektiği vurgulanıyor.