Güneş ışığı azaldı, melatonin şaştı: kış depresyonuyla nasıl baş edilir
Fırat Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Gürkan Gürok, Mevsimsel depresyon belirtileri genellikle sonbaharın sonlarında başlıyor ve ilkbaharla birlikte azalıyor. Bu tanının konulabilmesi için şikayetlerin en az iki yıldır benzer dönemlerde tekrar ediyor olması önemlidir dedi.
Elazığ’da dondurucu soğuklar ve kapalı hava etkisini sürdürürken, birçok vatandaş sabahları uyanmakta zorlandığından ve bitmek bilmeyen bir yorgunluktan şikâyet ediyor. Fırat Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gürkan Gürok, bu belirtilerin "mevsimsel depresyon" habercisi olabileceğini belirtti. Günlerin kısalmasıyla birlikte biyolojik ritmin bozulduğuna değinen Gürok, toplumun büyük bir kısmının bu durumu hafife alarak hata yaptığını ifade etti.
"Sadece Psikolojik Değil, Tamamen Biyolojik"
Mevsimsel depresyonun temelinde yatan kimyasal değişimleri açıklayan Prof. Dr. Gürok, güneş ışığının azalmasının vücuttaki serotonin (mutluluk hormonu) seviyesini düşürdüğünü vurguladı. Öte yandan, uyku hormonu olarak bilinen melatonin seviyesinin yanlış zamanlarda yükseldiğini belirterek şu bilgileri paylaştı:
"Güneşten mahrum kalmak sirkadiyen ritmi bozuyor. Bu da kişide motivasyon kaybı, sürekli uyuma isteği ve hayattan keyif alamama gibi sonuçlar doğuruyor. Ayrıca D vitamini eksikliği de bu tabloyu ağırlaştırıyor; çünkü D vitamini serotonin aktivitesini doğrudan destekleyen bir unsurdur."
Kimler Risk Altında?
Prof. Dr. Gürok’un paylaştığı verilere göre, nüfusun yaklaşık yüzde 5’i klinik düzeyde mevsimsel depresyondan etkileniyor. "Kış hüznü" denilen daha hafif belirtiler ise her 5 kişiden 1’inde görülüyor. Özellikle kadınların, genç erişkinlerin ve ekvatora uzak bölgelerde yaşayanların daha yüksek risk taşıdığına dikkat çekildi.
Tanı konulması için şikâyetlerin en az iki yıl boyunca üst üste kış aylarında tekrarlaması gerektiğini hatırlatan Gürok, iştah artışı ve buna bağlı kilo alımının da karakteristik bir belirti olduğunu ekledi.
"Altın Standart: Işık Terapisi"
Tedavi edilebilirlik oranının yüksek olduğunu belirten Gürok, modern yöntemlerle yüz güldürücü sonuçlar aldıklarını söyledi. Tedavi sürecine dair ipuçları veren Prof. Dr. Gürok, "Işık terapisi (fototerapi) tedavide altın standarttır. Özellikle sabah saatlerinde uygulanan bu yöntem, birkaç haftada belirgin iyileşme sağlar. Bununla beraber bilişsel davranışçı terapiler ve gerekli hallerde D vitamini takviyesi ile ilaç tedavisi de seçeneklerimiz arasında," dedi.
Uzmanlar; kış aylarında ruh sağlığını korumak adına her gün kısa yürüyüşler yapılmasını, dengeli beslenilmesini ve mümkün mertebe gün ışığından faydalanılmasını öneriyor. Şikâyetlerin iki haftayı aşması durumunda ise zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması, kış aylarının daha sağlıklı atlatılması için hayati önem taşıyor.
