Guleman'ın Kromu, Keban'ın Gümüşü... Siyasetçi Er'den maden manifestosu

Sosyolog ve Siyaset Bilimci Ali Dursun Er, Elazığ'ın yer altı zenginliğinin modern madencilikle ekonomiye kazandırılması gerektiğini savundu. Er, 'Guleman'ın kromu, Maden'in bakırı ve Keban'ın gümüş mirası hak ettiği yerde değil' diyerek yetkililere seslendi.

Guleman'ın Kromu, Keban'ın Gümüşü... Siyasetçi Er'den maden manifestosu

Elazığ’ın yer altındaki serveti, sosyolog ve siyaset bilimci Ali Dursun Er’in gündemindeydi. Kentin sadece Türkiye değil, dünya ölçeğinde bir maden çeşitliliğine sahip olduğunu hatırlatan Er, sosyal medya üzerinden yaptığı analizle çarpıcı bir tablo çizdi. Elazığ’ı "uyuyan bir dev" olarak tanımlayan Er, madencilikte AR-GE ve teknolojik yatırımların eksikliğine dikkat çekti.

Guleman’daki kromdan Maden ilçesinin tarihi bakır yataklarına kadar uzanan zenginliğin, yerel ekonominin çok ötesinde bir potansiyel taşıdığını belirten Er, "Bu kaynaklar doğru planlanıp işlenirse cari açığın azaltılmasına bile doğrudan katkı sunar" dedi. Er, kentin bu potansiyelin çok gerisinde kaldığını vurgularken, geçmişteki maden kazalarının ve çevre sorunlarının yeni nesil bir planlamayla aşılması gerektiğini savundu.

"Neden Avrupa Standartlarında Madencilik Yapmayalım?"

Ali Dursun Er, kentin maden geçmişine atıfta bulunarak Maden ve Keban ilçelerindeki mirasın atıl kalmaması gerektiğinin altını çizdi. Sosyolog gözüyle madenciliğin sosyal etkilerini de değerlendiren Er, şunları söyledi:

“Maden ilçemiz tarih boyunca bakırla, Keban gümüşle anıldı. Bugün neden Avrupa standartlarında, çevreye duyarlı ve yüksek teknolojili madencilik yapmayalım? Bu zenginlik toprak altında kalırsa kaybeden sadece Elazığ olmaz, Türkiye olur. Bu potansiyeli harekete geçirmek için merkezi ve yerel yönetimler ortak akılla hareket etmelidir.”

Sokaktaki Vatandaş Ne Diyor? İstihdam Beklentisi Yüksek

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz vatandaşlar da Ali Dursun Er’in çağrısına destek verirken, özellikle Maden ilçesindeki istihdam kaybından şikayetçi olan bölge sakinleri, yeni yatırımların şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğini savundu.

Madenli bir vatandaş olan Selim Y., "Burası eskiden cıvıl cıvıldı. Şimdi ise sadece heyelan risklerini, döküm alanlarını tartışıyoruz. Ali Bey'in dediği gibi modern yatırımlar gelirse bizim gençlerimiz gurbete gitmez, kendi memleketinde iş bulur," sözleriyle beklentisini dile getirdi. Genç girişimciler ise madenciliğin sadece ham madde satışı değil, uç ürün üretimiyle şehre katma değer sağlamasını bekliyor.

Teknoloji ve Bilimsel Yaklaşım Şart

Ali Dursun Er, analizinde mevcut durumun nedenlerini yetersiz jeolojik araştırmalar ve plansız faaliyetler olarak sıraladı. Elazığ’ın maden yataklarının "yüzeysel" bir yaklaşımla değil, bilimsel ve AR-GE odaklı bir stratejiyle yönetilmesi gerektiğini belirten Er’in bu çağrısı, kentteki madencilik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Gözler şimdi, bu "uyuyan devin" uyanması için atılacak somut adımlara çevrildi.