Grip mi zatürre mi? Dr. Arslan risk grubundakiler için 'kırmızı çizgiyi' çizdi
Elazığ'da dondurucu soğuklarla birlikte kapıyı çalan grip, bu yıl her zamankinden daha sert geçiyor. Uzmanlar, özellikle kronik hastalığı olanları uyararak 'ilk 48 saat' hayati önem taşıyor diyor.
Doğu Anadolu’nun sert kışı Elazığ’da yüzünü iyice gösterirken, hastanelerin acil servisleri ve poliklinikleri halsizlikten bitap düşmüş vatandaşlarla dolup taşıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Arslan, bu sezonki tablonun alışılmışın dışında seyrettiğini vurguluyor. Arslan'a göre, sokaktaki vatandaşın "eskisi gibi değil, bir türlü iyileşemiyoruz" dediği durumun arkasında, virüsün ağırlaşan seyri yatıyor.
Hava Sıcaklığı Düştü, Vakalar İkiye Katlandı
Hava sıcaklığının 0 ile 5 derece arasında seyretmesinin viral enfeksiyonlar için adeta "biçilmiş kaftan" olduğunu belirten Dr. Arslan, yaz aylarına oranla başvurularda iki katlık bir artış yaşandığını ifade etti. Güneş ışığının azlığı ve zayıflayan bağışıklık sisteminin tabloyu ağırlaştırdığını söyleyen Arslan, bu yılın başrolünde influenzanın olduğunu dile getirdi.
Hastalığın seyrine dair önemli detaylar paylaşan Uzman Dr. Serpil Arslan, şunları söyledi:
"Eskiden grip için 'bir haftada geçer' derdik ama artık bu cümle çoğu hasta için geçerliliğini yitirdi. Yaygın kas ve eklem ağrıları, şiddetli üşüme, iştahsızlık ve yer yer mide bulantısı eşliğinde çok daha sert bir süreç yaşanıyor. Öksürük ve hapşırık ise bu duruma eşlik eden standart belirtiler arasında."
Kritik Eşik: İlk 48 Saat
Tedavi sürecinde zamanlamanın her şey olduğunu hatırlatan Dr. Arslan, özellikle ilk iki günün altını çizdi. Üçüncü günden sonra vakaların hızla sinüzit, bronşit ve hatta zatürreye evrilebildiğini belirten Arslan, özellikle 65 yaş üstü, diyabet, kalp, tansiyon ve KOAH hastalarını uyardı. Bu gruptakilerin vakit kaybetmeden hastaneye başvurması, komplikasyon riskini en aza indiriyor.
“Eskiden Ayakta Atlatırdık”
Hastanelerde sıra bekleyen Elazığlı vatandaşlar da benzer şikâyetlerden dert yanıyor. Haftalardır toparlanamadığını belirten vatandaşlar, "Eskiden birkaç bitki çayıyla, iki üç günde kendimize gelirdik. Şimdi günlerce yataktan kalkamıyoruz, dizlerimizin bağı çözülüyor," diyerek hastalığın bu yılki şiddetine dikkat çekiyor.
Korunmanın Yolu Maske ve Hijyenden Geçiyor
Hastalığın damlacık yoluyla çok hızlı yayıldığına dikkat çeken Arslan, kalabalık ve kapalı alanlardan mümkün olduğunca uzak durulmasını öneriyor. Hijyenin yanı sıra beslenme ve dinlenmenin de kritik olduğunu belirten uzman, şu tavsiyelerde bulundu:
- Belirti gösteren kişiler mutlaka maske takmalı ve kendini izole etmeli.
- C vitamini ihtiyacı takviyeler yerine taze meyve ve sebzelerden karşılanmalı.
- Vücut direncini korumak için bol sıvı tüketimi ve düzenli uyku ihmal edilmemeli.
- Kış şartlarına uygun giyinilmeli, özellikle "terleyip soğuma" durumuna karşı dikkatli olunmalı.
Yetkililer, grip sezonu öncesi yapılan aşıların hala en etkili koruma yöntemi olduğunu hatırlatırken, hastalık belirtileri başlayan risk grubu bireylerin sağlık kuruluşlarına başvurmak için geç kalmaması gerektiğini yineliyor.



