Elazığ'da iz bırakanlar: Lütfullah Bilgin'in şehre vurduğu 'altın' mühür

Elazığ bürokrasisinde 'şantiye valisi' denilince akla gelen ilk isim o... 1991-1993 yılları arasında görev yapan Lütfullah Bilgin stadyumun modernizasyonundan OSB'nin şahlanışına kadar şehre vurduğu somut mühürlerle tanınıyor. Bedri Yücel'in köşe yazılarından Doç. Dr. Enver Demirpolat'ın akademik tespitlerine kadar, bir valinin bir şehri nasıl dönüştürdüğünün belgelere dayalı hikâyesini sizler için hazırladık.

Elazığ'da iz bırakanlar: Lütfullah Bilgin'in şehre vurduğu 'altın' mühür

Elazığ’ın devlet adamı hafızasında öyle isimler vardır ki, aradan onlarca yıl geçse de yaptıkları işlerle, attıkları temellerle anılmaya devam ederler. 1991 ve 1993 yılları arasında şehrin mülki amirliğini yapan Vali Lütfullah Bilgin, işte tam da bu tanımın karşılığı olan bir isim. Kısa sayılabilecek görev süresine rağmen, Elazığ’ın hem spor hem sanayi hem de sosyal hayatına dokunan öyle somut projeler bıraktı ki, bugün bile şehrin hangi köşesine baksanız onun döneminden kalma bir "icraat" izine rastlamanız mümkün.

Şantiyeden çıkmayan bir Vali portresi

Lütfullah Bilgin’in valilik tarzı, klasik bürokrasi kalıplarının çok dışındaydı. Onu makam koltuğundan ziyade şantiye sahalarında görmeye alışkın olan dönemin Elazığlıları, Bilgin’i "icraatın valisi" olarak tescilledi. Bu durum sadece bir halk yakıştırması da değildi; dönemin usta gazetecisi Bedri Yücel, Turan Gazetesi’ndeki köşe yazılarında bu tempoyu sık sık kaleme alırdı. Yücel'in satırlarında Vali Bilgin; mesai mefhumu gözetmeyen, OSB’deki bir altyapı çalışmasının başında ya da Atatürk Stadyumu’nun modernizasyonunu bizzat yerinde denetleyen bir devlet adamı olarak resmedilirdi.

Spordan sanayiye "Somut" bir dönüşüm

Bugün Elazığspor’un maçlarını oynadığı stadın o dönemki modernizasyonu, tribünlerin üstünün kapatılması ve tenis kortlarından tutun da semt sahalarına kadar sporun tabana yayılması Bilgin’in en büyük önceliklerindendi. Ancak onun vizyonu sadece sporla sınırlı kalmadı. Elazığ ekonomisinin kalbi olan Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) gelişim süreci de Bilgin döneminde ivme kazandı. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) arşivlerindeki sanayi raporlarına bakıldığında; OSB’nin parselasyon sorunlarının çözüldüğü ve yatırımcıların şehre çekilmesi için en ciddi hamlelerin 1990’ların başında Bilgin eliyle yapıldığı net bir şekilde görülür.

“Tezlere konu olan bir başarı hikayesi”

Lütfullah Bilgin’in Elazığ’daki yönetim anlayışı, akademik dünyada da "yerel kalkınma" modellerine örnek teşkil etti. Özellikle Fırat Üniversitesi bünyesinde yapılan çalışmalarda bu dönemin izlerini sürmek mümkün. Örneğin; Doç. Dr. Enver Demirpolat gibi bölge üzerine yetkin isimlerin şehir kimliği üzerine yaptığı değerlendirmelerde, Bilgin dönemi fiziki altyapıdaki kırılma noktası olarak işaret edilir.

Yine yerel yönetimler ve mülki idare üzerine çalışan akademisyenlerin hazırladığı makalelerde, Bilgin’in "katılımcı yönetim" tarzı sık sık referans gösterilir. Milli Eğitim ve Sosyal Hizmetler bakanlıkları arşivlerindeki 1992 tarihli gelişim raporlarında, Elazığ’ın okul onarımları ve sosyal donatılardaki hızı, mülki idarenin başarısı olarak kayıtlara geçmiştir.

Şehir tarihçisi İshak Sunguroğlu'nun izinden giden araştırmacıların da vurguladığı gibi; Bilgin, Harput’un o kadim ruhunu modern şehirleşme ihtiyaçlarıyla harmanlamayı başaran nadir figürlerden biri oldu. Devletin imkânlarını, şehrin ortak aklıyla birleştirip "kağıt üzerindeki projeleri toprağa dikmesi", onu Elazığ’da iz bırakan valiler listesinin en üst sıralarına taşıdı. Bugün Elazığ sokaklarında eski kuşaklarla sohbet ettiğinizde Lütfullah Bilgin adının hürmetle anılması, aslında o dönem ekilen hizmet tohumlarının ne kadar sağlam olduğunun bir kanıtı gibi duruyor.