Bağışıklık Sistemi İçin Geleneksel Formül

Zengin mineral ve vitamin içeriği olan yoğurt sağlığa faydaları ile ön plana çıkıyor. Türk mutfağında çok önemli bir yeri bulunan yoğurdu her yaştan insan rahatlıkla tüketebiliyor.

Bağışıklık Sistemi İçin Geleneksel Formül
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Probiyotik içeren besin "Yoğurt"

Haber Detay Görseli

Yoğurt içerdiği probiyotikler sayesinde vücudumuz için çok faydalı bir besindir. Günde iki su bardağı kadar yağsız yoğurt tüketilmelidir. Yoğurt ve ayran özellikle günlük olarak tüketilmesi tavsiye edilen probiyotik içerikli besinler arasında yer almaktadır. Ancak pastörizasyon yöntemi ile içeriğindeki probiyotikler yönünden zayıf olan hazır yoğurtların yerine evde yapılmış yoğurtların tüketilmesi tavsiye edilir.

Sindirim sistemi ve bağışıklık sistemini güçlendiren yoğurt içindeki probiyotikler sayesinde kansere karşı korur, bağırsak hastalıklarını düzenler, kolesterol ve ishale iyi gelir.

Probiyotik nedir?

Haber Detay Görseli

Probiyotikler yaşayan mikroorganizmalara verilen addır. Probiyotikler yeterli miktarda alındıklarında vücut sağlığı için çok önemli görevler üstlenirler. Tarih boyunca insanlığın beslenme şekilleri incelendiğinde bakteri kültürlerinden fermente edilmiş olan besinlerin bol miktarda tüketildiği görülmektedir.

Probiyotikler iyi huylu bakterilerdir ve diğer zararlı bakterilerin aksine sindirim ve boşaltım sisteminin daha iyi çalışmasına çok büyük katkı sağlarlar. Ayrıca K vitamini gibi önemli vitaminlerin vücudumuzda üretilmesini sağlarlar.

Süte göre laktoz oranı düşük olmakla beraber kalsiyum, protein ve kuru madde oranı yüksektir. Birçok mineralin yanında B grubu vitaminleri, A vitamini ve E vitamini içermektedir. Yoğurt içerdiği kalsiyumdan dolayı sadece kemik ve dişler için değil aynı zamanda içeriğindeki magnezyum ve potasyumdan dolayı kas fonksiyonları ve sinir iletimleri için önemlidir. Sindirim sistemi ve bağırsak florası için yoğurtta bulunan probiyotikler çok faydalıdır.

Probiyotikler bağırsağın doğal florasının hastalığa neden olan her türlü zararlı organizmaya karşı korumaktadır. Bağışıklık sistemi hücrelerinin büyük bir kısmı bağırsaklarda bulunur ve bağırsakların güçlü olması bağışıklık sisteminin de güçlü olması demektir. Yoğurt içerdiği probiyotikler sayesinde hem bağırsak florasını hem bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Bağırsak florasını düzenlediği için kolon kanseri riskini düşürmekte, bağışıklığı güçlendirdiği için alerjik hastalıklara karşı direnci arttırmaktadır. Yoğurt, süte göre düşük laktoz içeriğine sahiptir. Bu nedenle sütü tolere edemeyen bireyler için yoğurt tüketimi uygundur.

100 gram yoğurtta 4,5 gram protein bulunmaktadır. Yoğurt gibi proteini yüksek besinler, kasların gelişimini desteklerken düşük  proteinli gıdalara göre her zaman daha doyurucudur. Yoğurt zengin kalsiyum içeriyle de ön plana çıkmaktadır. Kalsiyum kemiklerin dişlerin güçlü olmasını sağlayan mineraldir.100 gram yoğurt kalsiyum ihtiyacının %15’ini karşılayabilmektedir. Yoğurttan alınan kalsiyum yağ yakımını da hızlandırmaktadır. Yoğurt ayrıca potasyum,  fosfor, riboflavin, iyot, çinko, A, E ve B vitaminleri  içermektedir. Bu da yoğurdu gastrointestinel bozukluklara, hipertansiyona yol açan kötü kolesterol ve kalp-damar hastalıklarına karşı güçlü bir koruyucu haline getirmektedir. Ayrıca yoğurt başta olmak üzere fermente süt ürünleri tüketimi sonucunda meme kanseri riskinin azaldığı belirlenmiştir.

Yoğurdun yeşil suyunu dökmeyin!

Haber Detay Görseli

Yoğurdun yeşil suyu kesinlikle dökülmemeli, zengin bir vitamin kaynağı olan bu su, çorbalara karıştırılabilir veya ayran gibi içilebilir. Ara öğünlerde ise nane, salatalık, birkaç kaşık yoğurt ve suyu cacık yapılarak tüketilebilir. Yoğurt suyunun süzülmesiyle bu suyun içerdiği yüksek miktardaki riboflavin de kaybedilir. Oysa riboflavin, büyüme, doku yenilenmesi ve enerji metabolizmasında görevlidir. Bir diğer önemli nokta ise, kolesterol hastaları yoğurdun kaymağını tüketmemeli ve az yağlı olan süt ve süt ürünlerini tercih etmelidirler.

Ne kadar tüketilmeli?

Haber Detay Görseli

Günlük tüketilmesi gereken yoğurt miktarı diğer süt ürünlerinin tüketilme durumuna göre değişmektedir. Eğer süt ve peynir hiç tüketilmiyorsa yoğurdu porsiyon olarak arttırmak gerekir. Ayrıca günlük alınması gereken miktar kişilerin enerji gereksinmesine göre de farklılık göstermektedir. Kahvaltılarda peynir yenildiği, günde 1 bardak da süt tüketildiği düşünüldüğünde; öğle ya da akşam öğününde mutlaka 1 kase yoğurt veya 1 bardak ayran tüketmek gerekir. Fakat günlük beslenmenizde süt ve peynire hiç yer vermiyorsanız, günde 3-4 kase yoğurt tüketmeniz gerekmektedir. Tüketilecek yoğurdun ev yapımı ve doğal olması önemlidir.

Çocuklar ve büyükler ne kadar tüketmelidir?

Haber Detay Görseli

Süt ve süt ürünlerinde tüketilmesi gereken miktar; yaş, cinsiyet ve fizyolojik duruma (büyüme ve gelişme dönemi, gebelik ve emzirme dönemi, yaşlılık vb) göre değişiklik göstermektedir. 

  • 1-3 yaş grubu çocuklar için 4 porsiyon/gün
  • 4-6 yaş arası çocuklar için 3-4 porsiyon/gün
  • 7-9 ve üzeri yaş çocuklar için 3 porsiyon/gün
  • 10-18 yaş grubu çocuklarda 4 porsiyon/gün

Yetişkinler; günlük 3 porsiyon, 65 yaş ve üzeri bireyler ise 4 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketmelidir.

Yoğurt evde nasıl yapılır ?

Haber Detay Görseli

1- Sütü çelik bir tencereye aktarın, orta ateşte kaynamaya bırakın. Sütün üzeri köpük köpük olmaya başladığında tahta bir kaşıkla karıştırarak havalandırın.
2- Havalandırma işlemi sonrasında kaynama noktasına gelen sütü kısık ateşte 10-15 dakika kadar pişirmeye devam edin.
3- Yoğurt mayalayacağınız cam, toprak ya da seramik bir kabı temiz bir mutfak örtüsünün orta kısmına alın. Kaynayan sütü kaba boşaltıp, ılınmaya bırakın.
4- Mayalanma işlemi için uygun sıcaklığı anlamak adına serçe parmağınızın uç kısmını sütün içine sokun. Süt ne çok ılık ne de çok sıcak olmalı, parmağınız sütün ısısına kısa bir süre de olsa (1'den 10'a kadar saymak gibi düşünün) dayanmalı.
5- Mayalama için kullanacağınız yoğurdu, küçük bir kasede mayalanmayı bekleyen az miktarda ılık sütle karıştırdıktan sonra kaba ekleyin ve tahta bir kaşık yardımıyla karıştırın.
6- Sütün sulanmadan buharlaşması ve hava alması için öncelikle kabın üzerine tel bir süzgeç ya da hava alan pamuklu bir tülbent kapatın.
7- Sonrasında mayalanan sütün sıcaklığını koruması için alt kısmında kalan örtüyle çevresi ve üzerini kapatın.
8- Ortalama 6 saat sonrasında üzerini açtığınız yoğurdu, çok fazla hareket ettirmeden üzerini kapatıp buzdolabına alın.
9- Kıvamlı olması için mümkünse bir gün boyunca dinlendirdikten sonra üstten üstten aldığınız yoğurdu sevdiklerinizle paylaşın.