Hırçınlık mı, telaş mı? Gürsel Erol'un son dönemdeki tavırları soru işaretleri yaratıyor

Seçmeninden aldığı güçlü desteği son dönemdeki hırçın tavırlarıyla erittiği konuşulan CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, siyaset dilindeki sertleşme ve diğer vekillere yönelik 'üstenci' tutumu nedeniyle eleştiri oklarının hedefinde. Şehirde vatandaşların belediyeden kaynaklı sorunlar karşısında sessiz kalıp siyasi rakiplerine parmak sallaması, Elazığ kamuoyunda 'Gürsel Bey yolunu mu şaşırdı?' sorularını beraberinde getiriyor.

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, son dönemde sergilediği hırçın, gergin ve telaşlı tavırlarıyla kamuoyunun dikkatini çekiyor.

Erol'un Elazığ milletvekillerine yönelik üstenci dili, 'ben olmazsam' anlayışı ve tek ben varım tavrı, Elazığlılar nezdinde ciddi bir rahatsızlık oluşturmuş durumda. Oysa Elazığ halkı, Gürsel Erol'a geçmişte çok az siyasetçiye nasip olmuş güçlü bir destek verdi; onu bağrına bastı. CHP gibi toplumun değerleriyle mesafeli görülen bir partiden milletvekili olmasına rağmen, iki seçim boyunca kendisine açık ve net bir şekilde güç sundu. Ancak bugün gelinen noktada, bu güçlü desteğin karşılığının yeterince verilmediği yönünde yaygın bir kanaat oluşmuş durumdayken, Elazığlılar, kendilerini temsil etme sorumluluğunu taşıyan bir milletvekilinden daha kapsayıcı, daha sakin ve birleştirici bir dil beklerken; son dönemde sergilenen tutumların bunun tam tersi bir görüntü verdiğini düşünüyor.

Gürsel Erol'un bu gergin tavırları içinde bulunduğu ruh halinin yansıması olarak görülüyor. Hem Elazığ'da irtifa kaybeden hem de CHP içinde irtifa kaybeden Gürsel Erol'un kayıpları onu gergin ve hırçınlaştırıyor. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları'na gelince kuzu kesilen Gürsel Erol'un Elazığ Milletvekillerine karşı 'uyarıyorum' üstenci tavrı kendi dünyasında çelişki yaşadığının da bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Elazığ halkı bozuk yollarda çile yaşarken, susuzluktan perişan haldeyken, her sokakta konuşulan iddialar şehirde efsane haline gelmişken, belediye ihaleleriyle ilgili dedikodular tüm Türkiye'de konuşulurken, belediyede neredeyse her ay kredi alınarak borç borç üstüne borç eklenirken sesi çıkmayan Gürsel Erol, Cumhur ittifakı milletvekillerine gelince parmak sallaması akıllara gizemli ilişkilerin gelmesine neden oluyor.

Gürsel Erol, muhalefet milletvekili olarak kendini konumlandırıyorsa hemen her konuda kendisini aralarına alan Cumhur ittifakı milletvekillerini değil, Elazığ Belediyesi'ni önce eleştirmeli. Vatandaşların çektiği çileleri, yaşadığı zorlukları dile getirmeli. Bunları yaparsa samimi olarak görülür, gizemli bir ilişkiden şeffaf ve güven veren bir milletvekili olarak değerlendirilir.

Siyasette eleştiri elbette olacaktır, farklı görüşler de dile getirilecektir. Ancak bunu yaparken ortak aklı dışlayan, 'ben olmazsam olmaz' anlayışını besleyen bir üslup; ne Elazığ'ın siyasi geleneğiyle ne de halkın beklentileriyle örtüşmektedir. Elazığ, Gürsel Erol'un kişisel hırslarının değil, şehrin ortak menfaatlerinin öncelediği bir temsil anlayışını hak etmektedir.

Bugün halktan Gürsel Erol'a gelen tepki yalnızca bir milletvekiline yakışmayan üslubuna değildir; aynı zamanda şehirde birlik ruhunu bozan, diğer milletvekillerini ve yerel dinamikleri yok sayan bir yaklaşıma yöneliktir. Elazığlılar; kendilerine güvenen, onları dinleyen ve birlikte yol yürüyen bir siyasetçi profili görmek istemektedir.

Özetle, Elazığ halkının verdiği destek sıradan bir destek değildir. Bu destek, sorumluluğu ağır ve vebali büyük bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak; diliyle, tavrıyla ve duruşuyla Elazığ'a yakışır bir temsil ortaya koymak ise bugün her zamankinden daha büyük bir önem taşımaktadır.

Gürsel Erol, Elazığlıların tepkisini daha çok alırsa nasıl desteklediyse bugüne kadar bu desteğini geri çekmesini de bilir. Son süreçte ortaya konan tavır ve üslubun saha da yansıması 'Gürsel Bey doğru yolda değil, Elazığ'ı artık layıkıyla temsil etmiyor' düşüncesinin ağır basmaya başladığını gösteriyor.

Bakmadan Geçme