Elazığlı Ahmet Emre'nin 'biyonik' hayali: Uzuvlarını kaybetti ama azmini asla!
Henüz 18 günlükken geçirdiği yanlış tedavi sonrası sağ ayağını ve sol elini kaybeden 17 yaşındaki Ahmet Emre İlitaş, yaşadığı ağır sağlık sorunlarına rağmen eğitiminden vazgeçmedi. Necip Fazıl Kısakürek Anadolu Lisesi'nde takdir belgesi alan azimli genç, hayallerine ulaşabilmek için biyonik protez desteği bekliyor.
ELAZIĞ – Elazığ'da yaşayan Ahmet Emre İlitaş'ın hikyesi, daha kundaktayken başlıyor. Henüz 18 günlük bir bebekken gelişen enfeksiyonun tüm vücuduna yayılması ve iddialara göre uygulanan yanlış tedavi süreci, hayatının geri kalanını şekillendiren bir dönüm noktası oldu.
Kangren nedeniyle sağ ayağı ve sol elini kaybeden Ahmet Emre, yıllar içinde bir böbreğini de yitirdi. Diğer böbreği için tedavisi süren genç adam, buna rağmen ne hayata ne de okuluna küstü. Bugün lise 3. sınıf öğrencisi olan İlitaş, derslerindeki başarısını okuldan aldığı takdir belgesiyle taçlandırarak herkese örnek oluyor.
'Biyonik Uzuv Benim İçin Sadece Protez Değil, Özgürlük Demek'
Hlihazırda ortopedik ve çene ameliyatları devam eden Ahmet Emre, en büyük hayalinin başkasına ihtiyaç duymadan yaşayabilmek olduğunu söylüyor. 'Bu olay ben daha bebekken yaşanmış; ailem olmasaydı bugünlere gelmem mümkün olmazdı,' diyen genç yetenek, biyonik el ve ayak hayalini şu sözlerle anlatıyor:
'Eğitimime devam edip devletime, milletime faydalı biri olmak istiyorum. Biyonik protezler benim için sadece birer tıbbi cihaz değil, hayata daha güçlü tutunmak ve kimseye yük olmadan yürüyebilmek demek. Önümde daha çok operasyon var ama ben okumaya kararlıyım.'
17 Yıldır Süren Zorlu Mücadele
Baba Ahmet İlitaş ise yaklaşık yirmi yıldır hastane koridorlarında verdikleri mücadeleyi anlatırken duygulu anlar yaşıyor. Maddi ve manevi olarak tükendiklerini belirten baba İlitaş, 'Oğlumuz için 17 yıldır büyükşehirlerde derman arıyoruz. Şimdi böbrek nakli ihtimali var; gerekirse annesiyle biz organımızı vermeye hazırız. Gücümüz kalmadı ama Ahmet'in azmi bizi ayakta tutuyor,' diyerek hayırseverlere ve yetkililere seslendi.
Elazığ Tek Yürek Oldu
Ahmet Emre'nin bu sessiz ama vakur mücadelesine mahalleli ve okul arkadaşları da yakından tanıklık ediyor. Sınıf arkadaşı Murat, 'Ahmet okula her geldiğinde, bizim basit dediğimiz sorunlardan şikayet etmememiz gerektiğini anlıyoruz. O, okulun sadece en başarılı değil, en güçlü öğrencisi,' derken; komşuları ise gencin her sabah büyük bir kararlılıkla okul yoluna düşmesini takdirle karşılıyor.
Aileyi ziyaret ederek süreci yakından takip eden Şehrül Aziz El Aziz Engelsiz Sosyal Yaşam Derneği Başkanı Mert Erol Turmuş da genç gencin topluma kazandırılması gerektiğini vurguladı. Turmuş, 'Ahmet Emre, engellerin fiziksel değil zihinsel olduğunun kanıtıdır. Ülkesine faydalı olma hayali kuran bu gencin elinden tutmak hepimizin görevi,' ifadelerini kullandı.