Alabalık sektörü ivme kazandı!

Çırçır Şelalesi, Keban Alabalık Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Şimşek ile sektörlerine yönelik bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. Ayhan Şimşek, hem mesleki sıkıntılarını anlattı hem de okurlarımıza taze balık seçimi ve de lezzetli balık yapmanın sırlarını aktardı. Şimşek, sektörlerinin güzel bir ivme yakaladığını belirterek. Bu yıl alabalık üretiminin daha da artacağından ümitli olduğunu ifade etti.

TAKİP ET

Keban sessiz ve huzurlu bir ilçemiz, şirin ilçemizin girişinde Çırçır Şelalesi manzarası eşliğinde taptaze ve lezzetli mi lezzetli balık yemek isterseniz, Çırçır Şelalesi Manzarasının içerisinde yer alan Keban Alabalık Tesislerine uğramayı sakın ha ihmal etmeyin! Bizim de yolumuz şirin İlçelerimizden biri olan Keban'a düşünce bizde bu mekana uğramadan edemedik. Hazır yolumuzda düşmüşken Çırşır Şelalesi, Keban Alabalık Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Şimşek'ten sektörlerine yönelik bilgiler edindik. Bunun yanı sıra Şimşek, okurlarımız için taze balık seçmenin püf noktalarını da lezzetli balık yapmanın sırlarını da gazetemiz Fırat'a açıkladı.

Güler yüzü, samimi sohbeti ve mükemmel ev sahipliği ile bizleri karşılayan Çırçır Şelalesi, Keban Alabalık Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Şimşek, kendisine yönelttiğimiz sorulara içtenlikle cevap verdi. İşte Ayhan Şimşek ile gerçekleştirdiğimiz söyleşimizin detayları…

Alabalık üretiminde İlimiz ülkemiz genelinde birinci sırada. Peki, siz bu sektöre nasıl girmeye karar verdiniz?

'KENDİMİZE SORULAR SORARAK BU SEKTÖRE ADIM ATTIK'

Sizinde belirttiğiniz gibi, alabalık denildiğinde Ülkemizde ilk akla gelen kentimiz Elazığ oluyor. İlimiz alabalık üretiminde birinci sırada. Biz bu sektöre şu şekilde adım attık. Öncelikle, 'Elazığ'da balıkçılık olur mu? Havuzda balık üretebilir miyiz?' diye birçok soruyu kendimize sorduk. Bir hayli önyargı vardı. Ancak bizler Allah'ın inayeti ile 1996 yılında çok ortaklı olarak alabalık üretimine başladık. Yıllar geçtikçe de bizler kendimizi geliştirdik. Ayrıca bölgemizde de çok ciddi anlamda bu işe giren müteşebbis oldu. Öyle bir yere geldik ki Elazığ zaman içerisinde Ülkemizde en fazla alabalık üretilen il konumuna geldi. 2011 yılında işletme sayısı 156'ya ulaştı.

İşletme sayısının 156'ya ulaştığını belirttiniz. Ama şu an etrafımızda o kadar fazla tesis görmüyoruz. Bunun nedeni nedir?

'TESİS SAYIMIZ 40'LARA KADAR DÜŞTÜ'

Sizinde belirttiğiniz gibi bu günlerde tesis sayımız 40'lara kadar düştü. Çünkü 2011 ardından sektörel krizden dolayı birçok üretici maddi ve manevi sıkıntılara girdi. Birçok üretici ticaret hayatını sonlandırdı. Dışarıdan gelen büyük yatırımcılarda, küçük çaplı üretim tesislerini satın aldı. Bu üreticiler mevcut sermayesini kaybettiği için üretici vasfını da yitirdi. Ama 2017 yılının sonunda balıkçılıkta tam istediğimiz noktaya ulaşmış değilsek bile iyiye doğru bir gidişat var. Geçmişte maliyet fiyatının altında sattığımız balıkları tam olarak istediğimiz kr marjı ile satamıyor olsak bile artık balıkçıların yüzünü güldürecek nitelikte satabiliyoruz. Bu da tekrar sektörün canlanmasına ve de daha aktif bir hal almasına olanak sağladı.

Üreticinin son zamanlarda yüzünün güldüğünü belirttiniz. Malumunuz en temel sorunumuz işsizlik sektörünüzün genelinde kaç kişi istihdam ediliyor?

'İSTİHDAMA CİDDİ KATKI SUNAN BİR SEKTÖRÜZ'

Bin 500 kişi direk istihdam ediliyor. Tabi ki birçok sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde birçok yan kolları da destekliyor. O zaman istihdama katkımız bir de dolaylı oluyor. Mesela balıkçılık denildiğinde akla gelen şu firmalar oluyor; proje firmaları, ilaç tedarikçi firmaları, ağ imalatçıları ve üretilen balıkların pazarlamasını sağlayanlarda var. Yani istihdama ciddi katkı sunan bir sektörüz.

Elazığ her ne kadar alabalık üretiminde birinci sırada olsa da Elazığlıların pek balık tüketmediği konusu sık sık kamuoyuna geliyor. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?

ESKİYE NAZARAN BALIK KÜLTÜRÜMÜZ OLUŞUYOR…

Bizler balıkçılığa başlamadan zaman Elazığ balık yemeyen bir il konumundaydı. Bu durum değişti. Artık Elazığ hem balık üreten hem de ürettiği balığı Türkiye dışına satan bir il konumuna geldi. Bu da bizim için gurur verici bir olay.

Şu an tesisinizde sadece alabalık üretiyorsunuz. Vali Çetin Oktay Kaldırım, Japonya'ya artık somon ihraç edeceğimizi de açıklamıştı. İlerleyen zamanlarda sizde somon üretimi de gerçekleştirmeyi düşünüyor musunuz?

'İŞLEME TESİSLERİMİZ AVRUPADAKİLERDEN DAHA İYİ'

Esasında sadece alabalık üretmiyoruz. Tesisimizin kendi elektriğini de üretiyoruz. Tam manası ile yetmese de enerji ihtiyacımızı büyük ölçüde bu şekilde tedarik ediyoruz. Az önce ifade ettiğimi gibi 2011 yıllında sektörel sıkıntılar içerisine girdik. İlçemizde başlattığımız alabalık işleme tesisini büyük bir firmaya devrettik. Bu devrettiğimiz firma ürettiğimiz balığı dünyanın birçok yerine ihraç ediyor. Ürettiğimiz balıkları Japonya'ya da ihraç ediyor. Tabi gıda maddesinde ihracat yapabilmek için; mutlaka ürünün işlenmiş olması gerekiyor. İşleme tesisi de şu anda ilimizde iki tane var. Birisi aktif durumda, diğeri ise aktif değil. Birde bu firmaların ihracat yapabilmesi için; ihracat yapılan ülkelerden bile direk firmayı denetlemeye geliyorlar. Bu tesisler, bu denetimlerden geçince ve ona uygun belgeleri aldıktan sonra ihracatı başlatabiliyor. Şu anda bizim devretmiş olduğumuz fabrika; Avrupa Standartlarının bile üzerinde. Avrupa'daki işleme tesislerini gezdiğimizde bizim işletme tesislerimizin daha modern bir teknolojiye sahip diyebilirim. Şu anda hem Ülkemiz hem de İlimiz balıkçılıkta çok daha iyi konumda. Çok hızlı bir ivme ile sektörümüz yükselişe doğru gidiyor. Şu an somon üretimi gerçekleştirmek gibi bir niyetimiz yok.

Hızlı bir ivme yakaladığımızı aktardınız. Peki yıllık kaç bin ton alabalık üretebiliyoruz?

'YILLIK 17 BİN TON BALIK ÜRETİLİYOR'

Sektörümüzün genelinde yıllık 17 bin ton alabalık üretmekteyiz. Sektörel kriz olmadığı sürece üretim her sene katlanır. 2018 yılından da ümitliyiz.

Bir dönem balık üreticileri alt yapı sıkıntıları ile karşı karşıyaydı. Bu sıkıntılarınız giderildi mi?

'ALT YAPI SORUNLARIMIZ BÜYÜK ÖLÇÜDE ÇÖZÜMLENDİ'

Eskiden alt yapı çalışmalarını balıkçılar kendi imkanları ile yapmaktaydı. Son dönemlerde Sayın Valimiz Çetin Oktay Kaldırım, buraları ziyaret ettikten sonra bir şeyler değişti. Başta Sayın Valimiz, İl Özel İdaremiz, Belediye Başkanımız, İlçe Belediye Başkanımızın ve AK Parti İlçe Başkanımızın yoğun gayreti ile alt yapı sorunlarımız büyük ölçüde çözümlendi. Sektör adına sorunlarımızı giderdikleri için teşekkür ederim.

İşletmenizin bulunduğu mekana bakınca, Çırçır Şelalesinin eşsiz manzarasından da faydalanıyorsunuz. İlçenin turizmine de bir nevi katkı sunuyor musunuz?

'İLÇEMİZE YILDA 400 BİN ZİYARETÇİ GELİYOR'

Bizim yapmış olduğumuz Çırçır Şelalesi üzerine kurduğumuz restorandan sonra, Fırat nehri üzerinde iki adet restoran daha faaliyete geçti. Bu da özellikle yazın İlimizde ve çevre illerden İlçemize bir turizm akışını gerçekleştirdi ve İlçemizi yılda 400 bin kişi ziyaret ediyor. Bu ziyaretçiler hem ilçemizi geziyor. Hem de ziyaretçilerin büyük bir kısmı Keban ilçesinde üretilen balık yemeklerini tadıyorlar.

Alabalık sektörünün istihdama ciddi bir katkı sunduğunu belirttiniz. Peki, siz işletmenizde kaç kişiyi istihdam ediyorsunuz?

Sektörel kriz öncesi, 300'e yakın çalışanımız vardı. Sektörel krizin ardından işletmelerimizin bir kısmını devrettiğimiz için bu sayı 75'e düştü.

Sektöre yönelik bir hayli soru sorduk. Bir balığın taze olup olmadığını tüketici nasıl anlayabilir?

Taze balık dış görüntüsünden kendisini belli ediyor. Balığın solungaçlarının kırmızı olması gerekiyor. Gözleri de canlı olmalı. Birde balığın derisini tüketici tutup bıraksın, eğer balığın derisi kısa sürede eski halini alıyorsa o balık tazedir.

Ayrıca lezzetli bir balık yapmanın ipuçlarını okurlarımızla paylaşır mısınız?

Öncelikle balık hasadı yapılır yapılmaz balık buzla suda şoklanmalı. Balığın bu şekilde et kalitesi artar ve balık en az üç dört saat dinlendirilmeli. Ve yapılacak yemeğe göre yani balık yağda, ızgarada ya da yağda mı pişirilecek buna karar verilmeli. Ve güzel bir şekilde marina yapılarak lezzetlendirilmeli.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Sizlerin nazarında Fırat gazetesini habercilik anlayışından dolayı tebrik ediyorum. Yayımcılık hayatınızda başarılarınız devamını dilerim.

Röportaj: Kübra TÜRKAN

Bakmadan Geçme