730 günlük yaşam savaşı zaferle bitti: Sedyeyle girdiği hastaneden yürüyerek çıktı!
Bingöl'de yaşayan 14 yaşındaki Aziz Enül, Türkiye'de parmakla sayılacak kadar az görülen 'otoimmün miyelit' hastalığına karşı verdiği 730 günlük savaşı kazandı. Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nde kalbi ve solunumu defalarca duran, bir yıl cihaza bağlı yaşayan Aziz, doktorlarının deyimiyle imkansızı başararak destekle de olsa ilk adımlarını attı.
Bingöl'den iki yıl önce ambulansla Elazığ'a getirildiğinde, 14 yaşındaki Aziz Enül için umutlar tükenmek üzereydi. Vücudun kendi omuriliğine saldırdığı ve Türkiye'de o dönem sadece birkaç vakada rastlanan 'Anti-GAD otoimmün miyelit' teşhisi konulan Aziz, Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nin uzman ellerine emanet edildi.
Kalbi İki Kez Durdu, Pes Etmedi
Tedavi sürecinde adeta azrail ile satranç oynayan genç hasta, iki kez kalp ve solunum durması yaşayarak yoğun bakıma alındı. Akciğerinin bir lobu operasyonla alınan Aziz, tam bir yıl boyunca solunum cihazına (ventilatör) mahkum kaldı.
Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Serkan Kırık, vakanın nadirliğine şu sözlerle dikkat çekti: 'Aziz bize geldiğinde bu hastalık Türkiye'de resmi kayıtlara geçen ikinci ya da üçüncü vakaydı. Birçok büyükşehirde bile bulunmayan laboratuvar imkanlarımız ve multidisipliner yapımız sayesinde, başka bir merkeze sevk etmeden tedaviyi burada tamamladık. Elazığ artık bu tür karmaşık nörolojik hastalıklar için bir bölge üssü konumunda.'
'Konuşamıyordu, Şimdi Koridorda Adımlıyor'
Yoğun bakım sürecinin ardından bayrağı devralan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Nevsun Pıhtılı Taş, hastanın ilk durumunu 'hareketsiz bir tablo' olarak tanımladı. Aziz'in ilk geldiğinde yutma refleksi olmadığını, konuşamadığını ve kaslarının kilitlendiğini belirten Taş, süreci şöyle özetledi:
'Önce yatak içinde başladığımız minik egzersizleri ilaç ve botoks tedavileriyle destekledik. Sabırla örülen bu süreç sonunda Aziz bugün kendi yemeğini yiyebiliyor, bizimle sohbet ediyor ve en önemlisi destekle de olsa ayağa kalkabiliyor. Hedefimiz onu tamamen bağımsız bir birey haline getirmek.'
Serviste Bayram Havası Esiyor
Aziz'in iyileşmesi sadece ailesini değil, aynı serviste yatan diğer hasta yakınlarını da gözyaşlarına boğdu. Aylardır yan odada çocuğunun iyileşmesini bekleyen bir anne, tanıklık ettiği değişimi şu sözlerle anlattı:
'Biz Aziz'i sedyede, şuuru kapalıyken gördük. Şimdi koridorda adım attığını görünce kendi evladım yürümüş gibi sevindim. O, bu servisteki tüm ailelerin umut ışığı oldu.'
Hastaneden taburcu olmaya hazırlanan ve yaşadığı zor günleri geride bırakan Aziz Enül ise sevincini kısa ama öz bir cümleyle paylaştı: 'Hocalarımı çok seviyorum, onlar sayesinde hayattayım. Artık evime, Bingöl'e gideceğim için çok mutluyum.'
Elazığ Sağlıkta Bölgenin 'Süper Ligi'nde
Aziz'in bu mucizevi dönüşü, Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nin nadir hastalıklar ve nöromüsküler vakalardaki tecrübesini bir kez daha tescilledi. Uzun soluklu hasta takibi, modern fizik tedavi üniteleri ve uzman hekim kadrosuyla hastane, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan gelen en zorlu vakaların son durağı olmaya devam ediyor.