Sjögren sendromu nedir? Doç. Dr. Ahmet Karataş belirtileri ve tanı sürecini anlattı!
Fırat Üniversitesi Hastanesi Romatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Karataş, bağışıklık sisteminin kendi salgı bezlerine savaş açmasıyla gelişen Sjögren sendromuna karşı uyardı. Karataş, basit bir kuruluk hissinin ardında ciddi bir romatizmal hastalığın yatabileceğine dikkat çekti.
Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi, bölgedeki sağlık farkındalığını artırmaya yönelik bilgilendirme çalışmalarına bir yenisini ekledi. İç Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Karataş, toplumda sıklıkla ihmal edilen ancak yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren Sjögren sendromu hakkında hayati bilgiler paylaştı. Hastalığın temelinde bağışıklık sisteminin şaşırtıcı bir şekilde vücudun kendi salgı bezlerine saldırması yatıyor.
Bu savunma mekanizmasındaki hata, en çok gözyaşı ve tükürük bezlerini hedef alarak buralarda kalıcı hasarlara yol açıyor. Doç. Dr. Karataş, hastaların çoğunlukla "gözümde kum varmış gibi bir batma var" veya "su içmeden lokmalarımı yutamıyorum" şikayetleriyle polikliniğe başvurduğunu ifade etti.
Sadece Kuruluk Değil; Diş Çürüğü ve Eklem Ağrısına Dikkat
Hastalığın sadece basit bir kuruluktan ibaret olmadığını vurgulayan Karataş, tükürük eksikliğinin ağız florasını bozarak hızlı diş çürümelerine, yutma güçlüğüne ve konuşma zorluklarına neden olabileceğini belirtti. Ayrıca Sjögren sendromunun sistemik bir rahatsızlık olduğunu hatırlatan uzman, tabloya eklem ağrılarının da eşlik edebileceğini kaydetti.
Tanı aşamasında izlenen bilimsel yol haritasına da değinen Doç. Dr. Ahmet Karataş, modern tıbbın sunduğu tüm imkanların Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde titizlikle uygulandığını belirterek süreci şöyle detaylandırdı:
"Sjögren sendromu tanısını koyarken multidisipliner bir yaklaşım sergiliyoruz. Kan tetkiklerinde özel antikorlara bakarken, gözyaşı miktarını ölçen testler ve gerekli gördüğümüz durumlarda dudak içinden aldığımız tükürük bezi biyopsisi ile kesin sonuca ulaşıyoruz. Bu bulguların bir bütün olarak değerlendirilmesi, hastalığın yönetiminde en kritik adımı oluşturuyor."
Erken Tanı Hayat Kurtarıyor
Erken teşhisin, organ hasarını engellemek adına hayati bir rol oynadığını söyleyen Karataş, vatandaşlara önemli bir çağrıda bulundu. Özellikle kronikleşen ağız ve göz kuruluğu şikayeti olan kişilerin, "yaşlılıktandır" ya da "havadandır" diyerek süreci geçiştirmemesi gerektiğini vurguladı. Uzmana göre, doğru zamanda başlayan tedavi, hastaların hem sosyal hem de fiziksel yaşamını normale döndürmenin tek yolu.

