Pertek köprüsü hayal mi oldu? 1974'ten beri bitmeyen 'feribot' çilesi
Keban Barajı'nın suları 1974'te yükselmeye başladığında, Elazığ ile Pertek arasındaki kara yolu da tarihe karıştı. O günden beri iki yakayı birbirine bağlayan feribotlar, bölge halkı için sadece bir ulaşım aracı değil bitmek bilmeyen bir bekleyişin, sosyal bir köprünün ve yarım asırlık bir hikâyenin adı oldu.
Haberin Özeti
- • Keban Barajı'nın 1974'te su tutmasıyla kesilen Elazığ-Pertek karayolu yerine, feribotlar 52 yıldır bölgenin tek ulaşım aracı oldu.
- • Feribot bekleyişi, özellikle kış aylarında hastalar ve esnaf için zorlu bir çileye dönüşürken, uzun kuyruklar günlük yaşamı olumsuz etkiliyor.
- • Feribot hattı, Elazığ'ın ticari enerjisiyle Tunceli'nin sosyal dokusunu birleştiren önemli bir kavşak noktası ve bölge ekonomisi için hayati önem taşıyor.
- • Yarım asırdır beklenen Pertek Köprüsü, stratejik bir geçiş güzergahı olmasına rağmen, bölge ekonomisine yıllık milyonlarca liralık ek yük getiriyor.
Elazığ’dan yola çıkıp Pertek iskelesine vardığınızda sizi ilk karşılayan şey, o meşhur araç kuyruğudur. 1974 yılı, bu coğrafya için bir milat. Barajın su tutmasıyla birlikte "ada" gibi kalan Tunceli’nin güney ilçeleri için feribot, hayata tutunmanın tek yolu haline geldi. O günden bu yana, tam 52 yıldır bu hatta sular üzerinde mekik dokunuyor. Ancak bu nostaljik yolculuk, kışın buz gibi rüzgârda bekleyen hastalar veya pazara ürün yetiştirmeye çalışan esnaf için çoğu zaman zorlu bir imtihana dönüşüyor.
Sosyal Bir Kavşak Noktası Olarak Feribot
İskelenin tozlu yollarında beklerken içilen demli çaylar, aslında bölgenin sosyokültürel yapısını da özetliyor. Yerel araştırmacıların ve köşe yazarlarının sık sık dile getirdiği gibi, feribot sırası Elazığ’ın ticari enerjisiyle Tunceli’nin sosyal dokusunun harmanlandığı sessiz bir meydan gibidir. Elazığ plakalı bir kamyon ile Tunceli plakalı bir otomobil yan yana dizilir; burada siyaset konuşulur, hal hatır sorulur. Akademik çalışmalarda, özellikle Fırat Üniversitesi’nin bölgesel kalkınma raporlarında belirtildiği üzere, bu hat olmasaydı Tunceli’nin ekonomik anlamda dış dünyayla bağı çok daha zayıf kalacaktı.
Köprü Beklentisi: Bir Gereklilik mi, Bir Hayal mi?
Pertek feribotlarında görev yapan kaptanlardan birine sorsanız, size "Bu su çok hikâye yuttu" der. Gerçekten de acil bir hastanın feribot beklerken geçirdiği o kritik dakikalar, bu hattın en acı gerçeği. DSİ’nin baraj sonrası ulaşım raporları incelendiğinde, feribotun aslında o dönem için "geçici" bir çözüm olarak görüldüğü ancak zamanla kalıcı bir kadere dönüştüğü anlaşılıyor. Bölge halkının dilinden düşmeyen "Pertek Köprüsü" projesi, bugün artık siyaset üstü bir talep haline gelmiş durumda. Karadeniz’i Güney’e bağlayan bu stratejik geçiş güzergâhı, feribotların sınırlı kapasitesine sıkışmış durumda.
Yarım Asırlık Hasretin Ekonomik Yükü
Sadece insanlar değil, ticaret de bekliyor bu kuyruklarda. Yerel Esnaf Odaları’nın verilerine göre, feribot beklerken harcanan zaman ve yakıt, bölge ekonomisine her yıl milyonlarca liralık ek yük getiriyor. Köprü yapıldığında bu yolun sadece iki şehri değil, koca bir coğrafyayı kalkındıracağı aşikâr. Ancak o gün gelene kadar, Elazığ’ın o vakur duruşuna feribotların motor sesleri ve martıların çığlıkları eşlik etmeye devam edecek. Pertek Feribotu, köprü olamayan o eksik bağlantının, şimdilik en sadık kahramanı.


