İŞÇİLERİN İŞE İADE DAVASI HAKKI

İşe iade davası, işveren tarafından iş akdi geçersiz nedenle feshedilen işçilerin kanunda belirtilen bir takım unsurların varlığı halinde iş güvencesinden faydalanarak işe iadesini talep edebildiği davadır.
Buna göre işyerinde en az 30 işçi çalıştırılıyor ise, işçi bu işyerinde en az 6 aydır çalışıyor ise, işçi ile işveren arasında belirsiz süreli bir iş sözleşmesi var ise, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshi geçerli bir sebebe dayanmıyor ise, fesih bildirimi yazılı olarak yapılmamış, yazılı bildirim yapılmakla birlikte iş sözleşmesinin feshi sebebi belirtilmemiş ise ve işçi işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekillerinden değil ise işçi, işbu fesih tarihinden itibaren 1 aylık süre içinde işe iadesini talep edebilir.Burada belirtilen süre hak düşürücü süre olup, Mahkeme tarafından re’sen göz önüne alınmakla birlikte süre geçtikten sonra bu dava açılamamaktadır.
Ancak elbette ki bu süre geçirilse dahi şartları varsa ihbar ve kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacak hakları saklı kalmaktadır.

01.01.2018 tarihi itibariyle gelen zorunlu arabuluculuk ile işe iade talebiyle açılacak olan davalarda 1 aylık hak düşürücü süre içinde uyuşmazlığın arabuluculuğa götürülmesi dava şartı olmuştur.Bu şart yerine getirilmeden açılan davalar usulden reddedilecektir. Dolayısıyla son derece önem arz eden sürenin kaçırılmamasına dikkat edilmelidir.
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.Arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamazsa son tutanağın düzenlenmesi tarihinden itibaren 2 hafta içinde görevli mahkemede dava açılmalıdır.

İşe iade davasına bakmakla görevli mahkeme İş Mahkemeleri olmakla, İş Mahkemesi’nin bulunmaması halinde iş davalarına bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.Yetki bakımından davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı yerdeki yerleşim yeri Mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer Mahkemesi’dir.

İş Kanunu uyarınca feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir.İşveren, geçerli nedenin varlığını ispat etmenin yanında bu nedenin feshi zorunlu kıldığını ve son çare olarak yapıldığını da ispat etmekle yükümlüdür.

İşe iade davası açan işçinin iddiaları dava sonucunda geçerli bulunmaz ve iş akdinin geçerli bir sebeple feshedildiğine hükmedilirse, dava reddedilecektir. Bu durumda işçinin işe iadesi söz konusu olmaz. Ancak şartların oluşması durumda feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verilmesi halinde kesinleşen kararın tebliği tarihinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak üzere işverene başvurulmalı ve takibi titizlikle yapılmalıdır. 

Nitekim işe iade hükmü işveren bakımından bağlayıcı olmayıp işverenin bu hükmü uygulayıp uygulamamkta takdir hakkı bulunmaktadır.Ancak bu durumda süre olarak belirlenen tazminatlar ayrıca bir eda davası ile veya icra takibi ile talep edilir.Hüküm neticesinde işçi bakımından hak düşürücü süreye uyulmaması, başvurunun yapılmaması ve buna ilişkin takibin sıkı şekilde yapılmaması halinde davanın açılması herhangi bir sonuç getirmeyecektir.

İşverenlerin keyfi feshine ilişkin Kanun tarafından işçilere tanınan işe iade davası şartların varlığı halinde mağduriyetlerin giderilmesi için önemli bir haktır.


Av.Gizem KALAY
Kartal/İSTANBUL

YORUM EKLE