Güneşle kuruyan servet: Baskil kayısısı dünyanın ağzını tatlandırıyor
Baskil'de yaz ayları demek, binlerce ailenin şafak vakti bahçelere dökülmesi demektir. Dünyanın en kaliteli 'şekerpare' ve 'kabaaşı' tipi kayısılarının yetiştiği bu topraklarda, dalından koparılan her meyve, güneşin altında sabırla bekletilerek o meşhur rengine kavuşuyor. Elazığ ekonomisinin bu sessiz devini yerinde inceledik.
Palu’nun o devasa kayalarından ve Murat Nehri’nin hırçın sesinden ayrılıp, güneşin toprağı en cömert şekilde öptüğü topraklara, Baskil’e uzanıyoruz. Elazığ’ın batısında, Karakaya Baraj Gölü’nün serinliği ile kavurucu güneşin tam ortasında yetişen, tadı baldan, rengi altından bir mucizenin; Baskil Kayısısı’nın hikâyesine konuk oluyoruz.
Eğer Temmuz ya da Ağustos ayında yolunuz Baskil’e düşerse, dağ taş her yerin turuncuya boyandığını görürsünüz. Bu, ne bir boyadır ne de bir illüzyon; bu, Baskilli çiftçinin "sarı altın" dediği kayısıların kurutulma törenidir. Baskil, Türkiye’nin (ve dolayısıyla dünyanın) kayısı üretiminde Malatya ile birlikte en büyük paya sahip olan gizli kahramandır.
Neden Baskil? Mikroklimal Bir Mucize
Baskil kayısısını özel kılan şey, ilçenin coğrafi konumudur. Fırat Üniversitesi Ziraat Fakültesi akademisyenlerinin toprak analizlerine göre; Karakaya Baraj Gölü’nün yarattığı nem dengesi ile bölgenin yüksek rakımlı kuru havası birleşince, kayısıda şeker oranı (briks) tavan yapıyor. Bu da Baskil kayısısını sadece tatlı değil, aynı zamanda aromatik olarak da eşsiz kılıyor.
Bahçede konuştuğumuz üretici Hüseyin Dayı, elindeki kayısıyı göstererek şunları söylüyor: "Baskil'in kayısısı dayanıklıdır evlat. Güneşi sever, rüzgârı sever. Biz onu dalından koparır, 'islim' (kükürtleme) dediğimiz işlemden geçirir, sonra şu dağların yamacına sereriz. O güneş onu kıvama getirene kadar biz başında bekleriz."
İslimden Gün Kurusuna: Zorlu Bir Mesai
Kayısı serüveni sadece toplamakla bitmiyor. Kayısılar iki şekilde kurutuluyor: Ya doğrudan güneşin altında bekletilerek "Gün Kurusu" (siyah renkli ve daha doğal) elde ediliyor ya da rengini koruması için islim damına girerek o bildiğimiz canlı sarı rengini alıyor.
Yerel ekonomi yazarı Mehmet Erdal, bir makalesinde Baskil kayısısının pazarlama sorununa değinirken; "Baskil, dünyanın kayısısını üretiyor ama kendi markasını yaratmakta geç kalıyor" diyor. Gerçekten de, dünyanın dört bir yanına ihraç edilen o kaliteli kuru kayısıların önemli bir kısmı Baskil topraklarından süzülüp gidiyor.
Toprağın Bereketi, Gakgoş’un Alın Teri
Kayısı sadece bir meyve değil, Baskil için bir yaşam biçimi. Düğünler hasat sonrasına bırakılır, borçlar kayısı parasından ödenir, kışlık hazırlıklar kayısı çekirdeğinin odunuyla yapılır. Bugün Baskil, modern işleme tesisleri ve artan ihracat kapasitesiyle Elazığ’ın dünyaya açılan en tatlı kapısı olmaya devam ediyor.


