“Arzum bir dönem daha hizmet etmek”

Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, Fırat Gazetesine önemli açıklamalarda bulundu. Söyleşi sırasında Başkan Yanılmaz, “2019’da Elazığ’ın yerel seçimlere büyükşehir olarak dahil olması gerektiğini düşünüyorum. Hemşehrilerimiz ve partim uygun gördüğü takdirde de bir dönem daha memleketimize hizmet üretmek isterim” dedi. Ayrıca Başkan Yanılmaz, “Kulis insanı değilim. Şu olay sonuçlansın ve kulis yapayım gibi bir algım hiç olmadı. Düz ve açık bir insanım. Bizans oyunları bilmem ve buna tenezzül etmem” diyerek siyasette dürüstlüğü ilke edindiğinin de altını çizdi.

“Arzum bir dönem daha hizmet etmek”

ARZUM; BİR DÖNEM DAHA HİZMET ETMEK

Son günlerde yoğun bir tempo içerisinde olan ve sık sık il dışında olan Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz’la son derece keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Başkan Yanılmaz sorularımızın tamamına içtenlikle cevap vererek kamuoyunu bilgilendirdi.  Başkan Yanılmaz ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin detayları şöyle…

Öncelikle 2019’da ilimizin büyükşehir olması gündemde. Peki, siz aday olacak mısınız?

Ben şu anda 2019 Mart ayına kadar görevime devam ediyorum.  Ancak Elazığlı hemşehrilerimiz uygun görür ve de partimizde aday gösterirse işin doğrusu tekrar aday olup Elazığ’a bir dönem daha hizmet etmek isterim. Bu inanın benim arzum. Ama olaylar nasıl neticelenir, bunu bilemiyorum. Seçmenimizin iradesi, isteği ve partimizin aday göstermesi konusuna bağlı bir olay. Ben arzumun olduğunu zaten belirttim.  Ben Elazığ’ın büyükşehir olması gerektiğini 2015 yılından itibaren Başbakanımız Ahmet Davutoğlu olduğu dönemlerde bile dile getirmiştim. Büyükşehir mantığı ile hizmetin daha iyi olacağını düşünüyorum.  Hala da aynı fikirdeyim.  Büyükşehir yönetiminde bütçe, insan kaynakları ve de ekipmanlar tek elden yönlendirebilme imkanınız olacak. Bu sayede her şeyin verimliliği artacaktır. Biz 3,5 yıllık süre zarfında zaten büyükşehir gibi hizmet sağlama gayretinde olduk. 2019’da da bu göreve hem seçmenimiz hem de partimiz uygun görürse yeniden talip olmak isterim.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Metal yorgunluğu olan’ varsa çekilsin demişti. Sözlerinizden hareketle sizde metal yorgunluğu yok diyebilir miyiz?

‘METAL YORGUNLUĞUNU HERKES BİRBİRİNDE ARAMAYA BAŞLADI’

Sayın Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, metal yorgunluk vurgusu yapar yapmaz; herkes birbirinde metal yorgunluğu aramaya başladı. Ben çok iyiyim diğeri yorulmuştur mantığının hakim olduğunu gördük.  Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımızla, geçen belediye başkanları toplantısında bir araya geldik. Burada Cumhurbaşkanımız bir takım kıstasları ve hizmet yolunda yürürken nelere dikkat edileceğini yeniden gündeme getirdi. Bu kıstaslar ve prensiplerin karşılığında ortaya çıkan rakamlar metal yorgunluğun olup olmadığını ortaya koyar. Bu çerçeveden baktığımızda Elazığ’ın çok başarılı bir dönem geçirdiğini belirtebilirim. Özellikle 2017 yılında büyük yatırımlara imza attık. Bütçemizin %40’nı yatırıma ayırdık. Bu son derece önemli, Elazığ’ın değişim ve dönüşümü görülüyor. Özellikle il dışında yaşayan ve buraya gelenler bunu daha iyi görüyorlar.

Bir dönem daha hizmet etmek istediğinizi belirtiniz. Başka partilerden size adaylık teklifi yapılırsa bu tekliflere nasıl bakarsınız?

Ben AK Parti’den aday olmak isterim.

2018 yılı bütçe görüşmelerinde 50 milyon TL’lik bütçe açığı için borçlanma isteğiniz oldu. Buna MHP’li Meclis üyelerinin de tepkisi oldu. Bu borçlanma gereği neden kaynaklandı?

‘MHP, VERGİ GELİRLERİNE BİLE HAYIR DEDİ’

Bunu bütçeye koyduk. Ama bunu yapıp yapmayacağımız neticede Meclise getirilecek kararla ortaya çıkacak. Bundan önceki borçlarında nereye kullanılacağı ve aktarılacağı zaten Mecliste gündeme geliyor ve Mecliste oylanarak karar veriliyor. MHP’liler heyecanla bunu sordular. Oysa bunu sormalarına gerek yok. Eğer Meclis kararlarını açmış olsalardı görürlerdi. Nereye borçlandığımız belli.  Borçlanarak yaptığımız yerler şunlardır: Kültürpark, Şehidimiz Fethi Sekin adını taşıyan mesire alanımız, Cip Barajı, İstasyon Altgeçidi ve de Orduevi Katlı Kavşağıdır. Kimsede kimseye incelemeden borç veriyor. Ödeyebilme kabiliyetine bakıyorlar. İçişleri Bakanlığı, Çevre Şehircilik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve İlbank devreye giriyor. Eğer sizin ödeme kabiliyetiniz varsa sizi borçlandırıyorlar. Yoksa borçlandırma yapamazsınız. Ben hiç borçlanmayayım, bu şehre de hiç yatırım yapmayayım mantığını doğru bulmuyorum. Yani böylesi bir mantığa katılmıyorum.  Bir de ben borçlanayım personelimin maaşını ödeyeyim, buna da katılmıyorum.  Yani cari harcamalar adına yapılan borçlandırmalar doğru değil ama yatırım noktasındaki çalışmalar için borçlanmalar doğrudur. Şehir büyüyüp gelişiyor. MHP’li Meclis üyeleri 2018 yılı bütçe görüşmelerine hayır demek üzere gelmişlerdi. Çünkü ben yapılan ve yapılacak hizmetleri aktardım. Bunun üzerine MHP’li bir meclis üyesi; ‘Başka şehirde zannettim.’ şeklinde yorumda bulundu. Ardından bende; ‘Yaptık dediğim işlerin bir tanesi yok diyebilir misiniz?’ dediğimde sesi çıkmadı. Bu şehir böyle bir şehir. Eğer siz şehrin gelişmesini göremiyorsanız, kafanızı kuma gömüyorsanız ve de gözünüzü kapatarak hareket ediyorsanız, elbette değişimi göremezsiniz. Mesela orada vergi gelirlerine de hayır oyu kullandılar. ‘Buna ne için hayır oyu kullanıyorsunuz?’ dedim. Sonuçta orada devletin topladığı vergilerin dağıtımı söz konusu. Bu kişi sayısına göre illere dağıtılacaktı. Hiç buna hayır denilir mi? Demek ki bunlar bütçe üzerine çalışmamış ve sadece hayır oyu kullanalım diye genel bir muhalefet mantığı sergilediler.  Her şeye rağmen 44 aylık sürede Belediye Meclisimiz uyumlu çalıştı. Belediye Meclisimiz en verimli süreçlerini yaşadı ve bununla da tarihe geçecek.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldiğinizde bizzat İlimizin sorunlarını konuşma fırsatı bulabildiniz mi?

‘AĞLAYAN BELEDİYE BAŞKANI OLMAYACAĞIM’

Esasında orada spesifik Elazığ’ın şu sorunu var demedik. Genel konular üzerinde durduk. Yerel yönetimlerin önündeki engelleri konuştuk. Ben şahsen sorunları götürmekten ziyade kendi çabalarımızı göstererek çözmeye çalışıyorum. Ben her zaman şunu dedim. Ağlayan belediye başkanı olmayacağım diye. Ne yapayım ya olmadı, gücüm yetmedi demeyeceğimi belirttim. Gayret gösteririm fiili mücadele veririm.

İşlerinizi kendiniz çözümlemekten yana olduğunu söylediniz. Zaman zaman ilçe ve belde belediyelerimiz bürokrasi engeline takılarak iş üretemediklerinden dert yandılar. Sizde bürokrasi engeli ile karşılaşıyor musunuz?

‘ÖNÜMDE CİDDİ BİR BÜROKRASİ ENGELİ GÖRMEDİM’

Şu ana kadar benim önümde bir bürokrasi engeli görmedim. Bunda şansım şu şansım var:  Ben Ankara Bürokrasisini çok iyi biliyorum. Ankara bürokrasisi de beni çok iyi biliyor. Birde; uzun yıllar Teknik Elamanlar Derneği Genel Başkanlığı görevinde bulunduğum için bununda artıları var.  Bu nedenle Elazığ Belediyesinden bir evrak önlerinde olduğu zaman onunla bu başkanımızın evrakı diyerek, adeta Elazığ Belediyesinin bir personeli gibi bununla ilgileniyorlar ve de sonuçlandırıyorlar. Yani bürokrasi ile ciddi diyeceğimiz bir sıkıntı yaşamadık.

AK Parti Genel Merkezinde Belediyelerin performansının ölçüldüğü raporlar hazırlandığını biliyoruz. Peki, bu anlamda;  hazırlanan bu performans raporlarında Elazığ Belediyesinin durumu nasıl?

‘PERFORMANSIMIZIN İYİ OLDUĞU KANAATİNDEYİM,

VATANDAŞIMIZIN CEBİNDE 35 MİLYON TL TUTTUK’

Partimiz,  bizden altı ayda bir genel çalışmalarımız ile ilgili bilgiler istiyor. Yılda birde; bir performans değerlendirmesi ortaya koyuyoruz. Ayrıca altı ayda ulusal anket firmalarına birde genel bir anket yapılıyor. Performans değerlendirmelerinde gelirler, giderler, yatırımlara ayrılan paylar, ihalelerde doğrudan temin ne kadar yapılmış ya da açık ihale ne yüzdede yapılmış gibi bunlar inceleniyor. Tüm bunlar performans değerlendirmesine dahil ediliyor.  Biz Elazığ Belediyesi olarak bu konuda çok başarılıyız. 2013 ve 2014 yılında yatırıma ayrılan pay %19 ve %20 civarındayken bu 2017’de %40’a çıktı. Mesela 2013’te personel giderleri %22 ve %23 bandında iken 2017’de personel giderleri % 10 ve %10,5 civarına kadar düştü. Bunların hepsi performans kriterleri açısından önemlidir. Doğrudan teklif temininde 2013’te % 6 iken 2017’de ise bu %1’lere düştü. Yine 2013 yıllarında açık ihale kırımları %10’lardeyken 2017’de bu kırımlar; %35 ve % 41’lara vardı. Tüm bunlar şunu gösteriyor: Birincisi belediye az para ile çok iş yapıyor. İkincisi belediye ciddi yatırımlar ortaya koyuyor. Üçüncüsü ise; az personelle çok iş yapıyor. 2014’te de 2 bin 500 personelimiz vardı şimdi de ama şimdi hizmet alanlarımız genişlemiş. 44 aylık süre içerisinde; 6 milyon 250 bin asfalt döşedik. Bu bir rekor.  Yine bu süre zarfında 36 adet semt sahası yapmışız. Biz 135 okula da hizmet vermişiz. Bütün camilerin hizmetlerini yapıyoruz. Biz içme suyunda 2 TL olan okuma bedellerini ortadan kaldırmışız. Hayır çarşısı açmışız geçim sıkıntısı çekenler oradan alış veriş yapabilmiş. ÇTV’de indirim yapmışız, Bir dönem üniversite öğrencilerine ücretsiz ulaşım sağlamışız. Geçmişte alınan şimdi alınmayan ve de indirim yapılan işlemler sonucunda vatandaşın cebinde toplam; 35 milyon TL bırakmışız.  Bunlar alınırken biz bunlar vatandaşın cebinde kalsın demişiz.  Vatandaşa bu kolaylığı sağlarken bizler, bir gün bile personelimizin maaşını geciktirmemişiz. İhaleye giren firmaların alacağı denildiği zaman ödenmiş burası kurumsal bir kimliğe bürünmüş. Böyle bir düzen olunca az para ile çok iş yapmışız. Ben tahmin ediyorum, Elazığ performansta iyi iller arasındadır.

Çimento Fabrikası konusunda gündem soğumuş olsa da fabrikanın taşınması noktasında süreci takip ediyor musunuz?

‘BU KONUDA DOĞRU ADIMLAR ATMALIYIZ’

Çimento fabrikası konusunda gündem sıcakta olsa soğukta olsa fark etmez. Bu konudaki duruşumuz gayet net. Çimento Fabrikasının yerinin değişmesi gerektiğine inanıyorum.  Çevre Bakanlığı ile de bu konuda görüşmelerimiz devam ediyor. Tabi burada uluslararası ticaret hukukunu da gözetmek gerekiyor.  Bakanlıkta gerçekleşen her toplantıya İtalya devletinin Ticaret Ateşesi de gözlemci olarak katılıyor. Biz bir taraftan Elazığ’a yatırımcı gelmesini isterken bir taraftan mevcut yatırımcıyı küstüremeyiz. Bunun için doğru adımlar atmak durumundayız.  Hem şehir hem de firma kazansın istiyoruz. Yani belediye olarak bizim duruşumuz net. Çimento fabrikasının taşınması gerekiyor.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan şehirlerin dikey değil yatay yapılaşması gerektiğini vurgularken, İlimizde İl Özel İdaresinin eski binasının bulunduğu arsa üzerinde 20 katlı proje öngörülüyor.  İlimizin deprem bölgesi olduğunu da düşünürsek siz bu bölgede 20 katlı bir projenin yükselecek olmasın doğru buluyor musunuz? Yani böylesi bir yapı şehrimizin mimarisine uygun mu?

‘BURASI BİR TİCARETHANE BU NEDENLE ŞEHRİN DOKUSUNU BOZACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM’

Cumhurbaşkanımız yatay büyümeyi teşvik ediyor. Şehirler içinde olması gereken bu. Yapılan anketlerde çok katlı binalarda oturanların daha çok kalp krizi geçirdiğini ve çok katlı yapıların ekolojik yapıyı da bozduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu nedenle konut tarzı yapıların bahçeli ve yatay şekilde olması faydalıdır. Deprem bölgesi üzerinde duralım. Japonya’da depremler çok şiddetli ama buna rağmen çok katlı yapılar var. Onlar biliyorlar ki yapılar buna göre yapılıyor. Bizde de inşat sektörü son derece gelişti. Binalar ve yapılar yüksek teknoloji kullanarak inşa ediliyor.  Şehirdeki ticari alış veriş noktalarının yapılışı şehre prestij kazandırır. Bu nedene ticari bazda katlı projeler olabilir. Şehrin bütün resmine bakmak lazım. Şehrin dokusu bozulmayacaksa yapılır. O bölge üniversiteye yakın olduğu için; bu yapının dokuyu bozacağı kanısında değilim.

Son zamanlarda trafik sorunu çözmek için altgeçitler yapmaktasınız? Ama park problemini çözmeden İlimizin trafiği rahatlamayacak. Park sorununun çözümü adına projeleriniz var mı?

‘İNŞAAT RUHSATI VERİRKEN, OTOPARK SİZE AİT ŞARTIMIZ VAR’

Bizim planımız var. 2014’ten beri verdiğimiz inşaat ruhsatlarında kendi otopark sorunlarını kendilerini çözmeleri gerektiğini zorunlu hale getirdik.  Bu önemli bir adımdır. Merkezin dışındaki yerlerde bu nedenle böylesi bir park sorun yok. Elazığ’ın merkezinde park sorunu yaşanıyor. Vali Fahri Bey Caddesi, Gazi Caddesi, Hürriyet Caddesi, Bosna Hersek Bulvarı, İzzetpaşa Meydanı , Şehitilhanlar, Nailbey, Kültür Mahallesi ve de Yeni Mahallede bu sorunlarla karşılaşıyoruz. Bunun önüne geçmek içinde buralarda ada bazlı imarı öngördük. Bu şekilde caddeler genişleyecek ve bir daireye iki otopark düşecek şekilde yapılandıracağız. Bizim Öğretmenevi ve Valilik arasına Kent Meydanı yapacağız. Oranın altına da bin araçlık bir otopark yapacağız. Üçüncüsü Akpınar Mahallesi’nde Karayollarının eski lojmanlarının olduğu arsa inşallah belediyemize devredilecek.  Bu araziye de bir yeraltı otoparkı üstünü de Pazar yeri ve park alanları olacak şekilde düzenleyeceğiz.

ELBÜS’lerin bu yılın kasım ayında trafikte olması gerekirken,  2018’in Nisan’ında trafikte olacağını aktardınız. Bunun nedeni nedir?

‘ELBÜS’LER ELAZIĞ’A ARTI BİR DEĞER KATACAK’

Esasında o projenin ihale aşamasında biraz geciktik. İhale aşaması bittikten sonra yapımı hızla devam ediyor. İnşallah Elazığ’ın bulvarlarında ELBÜS’leri göreceğiz. Renkleri konusunda anketlerimizde bordo beyaz önde gidiyor. Galiba ELBÜS’lerimizin rengi borda beyaz olacak.  Güzel olacak Elazığ’a artı bir değer katacak. 2018’de Elazığ’da toplu taşıma daha da modern bir hal almış olacak.

Tanıtım Fuarları artık Valilik kanalıyla yapılacak, sizce bu gelişme kentimiz açısından iyi olacak mı?

‘ŞEHRİMİZDE İYİLİKTE YARIŞ OLMALI’

Esasında bütün fuarlar Valiliğin öncülüğünde yapılıyor.  Biz biraz durumdan vazife çıkarıyoruz. Belediyenin asri görevi bu değil. Ankara’daki tanıtım fuarına esnafımızı ve muhtarlarımızı biz götürdük. Bu sorumluluğu Valilik alırsa bu durum bizim için nur ala nur olur.  Bizim için fark etmez. Şunu arzu etmem bir olayı illa biz yapalım demem önemli olan bir eksiği gidermektir. Tanıtım fuarları Elazığ için önemlidir.  Anakara’daki fuara 250 bin ziyaretçi geldi bu son derece önemlidir.  Hatta pazar günü stantları toplarken birkaç gün daha kalın diyenler oldu. Şehirde iyilikte yarış olmalı.  Ama iyiliği durdurma konusunda yarış olmamalı. Bu kente yatırımcı kimin gayreti ile gelirse gelsin ona yardımcı olmalıyız. O getirdi onu engelleyelim mantığı doğru değil. Şehri ancak bu şekilde geliştirebiliriz. Ben olaylara sadece Elazığ Belediyesi çerçevesinden bakmıyorum.  Daha global bakıyorum.  Bu nedenle de daha rahat hareket ediyorum. Her olayda belediye bir ipin ucundan tutuyor.  Bu nedenle Elazığ’ın faydasına olan işlerde ad önemli değil.

AK Parti Büyükşehirlerde Belediye Başkanlığı yapan birkaç ismi değiştirdi ve bu listelerin devamı olduğu aktarıldı. Siz listeler konusunda bir endişe yaşadınız mı?

‘LİSTELER KONUSUNDA HİÇ BİR ENDİŞE YAŞAMADIM’

Benim listeler konusunda hiç endişem olmadı. Ben işime bakıyorum. Kulis insanı değilim. Şu olay sonuçlansın ve kulis yapayım gibi bir algım hiç olmadı. Düz ve açık bir insanım. Bizans oyunları bilmem ve buna tenezzül etmem. Bugün yaşıyorsam işimi layığı ile yapmaya gayret ederim.  Sonuçta yarın yaşayacağımızın garantisi yok. Ayrıca; bazı süreçlerde elbette yıpranırsınız. Bir yere kar yağdığında siz bölgeyi temizlerken, bir bölgede bir vatandaş kardan dolayı düşmüş olabilir.  Beni yıpratan inanın budur. Bu elbette bizi üzer. 44 aylık süre zarfında hep sokağın nabzını tuttum. Çat kapı özellikle kırathanelere giderim. Vatandaşla sohbet ederim, çok olumlu tepkilerde alıyorum. Sokağın, esnafın ve hemşehrilerimizin nabzını tutarım. Birçoğu ziyaretim basına yansımıyor bile. Buna asla ara vermedim. Hani ben bu odada oturarak Elazığ’ı idare ederim demedim. Benim bir ayağım Ankara’da bir ayağım İstanbul’da.  Yurtdışı gezilerini asgariye indirdim. UNESCO sürecindeki Harput görüşmeleri için Paris’e gittim. Onun dışında yurt dışı gezilerine ara verdim çünkü vatandaş bizi burada görmek istiyor.  Belediye başkanı olmadan önce ben çok sık yurtdışına çıkan biriydim. Avrupa’yı il il gezmiş biriyim.  Belediye Başkanı olduktan sonra bunu çok sınırlandırdım. Türkiye bazında iş takibi için şehir dışına çıkıyorum.  Elazığ’da olduğum her zaman sokağın nabzını önemsediğim için vatandaşa dokunarak siyaset yapıyorum ve yapmaya devam edeceğim.

Elazığspor borçlarını ödemede sıkıntı yaşayınca siz bu dönemde biraz yıpratıldınız sanki, Elazığspor biraz düzlüğe çıkınca farklı bir yönetime devredilir mi?

‘ELAZIĞSPOR BORÇ BATAĞINA SAPLANDIRILMADAN YÖNETİLMELİ ’

Elazığspor Elazığ’ın bir marka değeri sahip çıkılması gerekiyor. Bu nedenle herkes sahiplenmeli biz bu nedenle elimizin taşının altına koyduk. Bu konuda yıpratıldığımı da düşünmüyorum. Algılar farklı olabilir. Sonuçta bu gelişmeler Elazığspor’un lehine oldu.  Elazığspor küme düşmedi. Tam problemler bitti mi tabiî ki bitmedi. Zaten  %100 sıkıntı bitmez.  Ancak şuna inanıyorum Eski borçlar bittiğinde artık bu kulüp rahatlar ve bu yönetim anlayışı ile borçlanmaz.  Farklı bir yönetim geldiğinde tekrar borçlanabilir. Makul mantıklı bir yönetim gelmediği sürece, düzlüğe çıktıktan sonra devretmeyiz. Yönetimdeki insanlar Elazığspor’u borç batağına saplandırmaktan ziyade; sıfır borçla hareket edecek şekilde yönetmelidir. Bu konuda zaten bir kanun hazırlığı da var. Kulüp Yönetime talip olanlar borçlarından şahsi sorumlu olacaklar ve de borçlarından kulübü sorumlu tutamayacaklar.  Dolayısıyla ödeyebileceği kadar kulübü risk altına sokacak.

Yakın mesai arkadaşlarının partinizden ihraç edildi. Bu süreçte yıpratıldığınızı düşünüyor musunuz?

‘BU KONUDA BİR YANLIŞ ANLAŞILMA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM’

Hayır! O konuda bir yanlış anlaşılma olduğunu inanıyorum. Partimizin takdiridir. Genel merkezimiz o konuda bir karar vermiş.  Ben iki arkadaşımızdan da hiçbir milletvekilimiz ağır ithamlarda bulunacağını hele küfürbazlı eyleme girdiğini hiçbir şekilde görmedim.  Hem sosyal medyalarından hem de diğer çalışmalarından bunu görmedim. Elazığspor Kulüp Taraftarı son derece fazla yüzbinlerce taraftarı var. Ve sosyal medya da herkes bir şeyler yazıyor. Ben Elazığspor kulüp taraftayım diye sosyal medyada bir şeyler yazanların ne kadar taraftar olduğu da bilinmiyor.  Ama bu isim altında yazıldığı için bundan kulüp yöneticileri sorumlu tutuldu. Bu da partimizin bir takdiri. Yolumuza devam ediyoruz. Arkadaşlarımızda yoluna devam ediyor. Bütün olaylara değerlendirirken inisiyatif kullanmalıyız. İnisiyatif kullanmazsak eğer olayları değerlendirmekte eksik kalırız. İnisiyatif kullanırken olaylara hep olumlu bakma taraftarıyım. Elazığ’ı yönetirken kavga ile değil, düşmanlıkla değil kardeşlikle yönetme taraftarıyım. Bu açıdan dikkat ederseniz birçok şeylere cevap dahi vermiyorum. Bu şehir kültürü, kardeşlik, sevgiden, hoşgörüden ve muhabbetten yana olursa şehre faydası daha fazla olur. İnşallah bu duruşumdan da şu güne kadar taviz vermedim. Ve İnşallah vermeyeceğim de.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Sorularınızla birçok şeye açıklık getirdik. Ekleme yapacak pek bir şey kalmadı.  Kentimize dair böylesi sohbet ortamları güzel oluyor. Fikir alışverişinde bulunmak iyi. Teşekkür ederim. Röportaj: Kübra TÜRKAN

Elazığ Fırat Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER