Getirin Bana Mazlumu!

1967 tarihinden bugüne en zor günlerini bu yıl içerisinde geçiren Elazığspor'da beklenen oldu ve İrfan Yumakgil yönetimi istifa etti. Aslında haftanın başına gidecek olursak , Adana Demirspor gibi ligin kalburüstü bir takımından alınan ''3 puan'' camiada büyük bir mutluluk yaratmıştı. Üstelik bu 3 puanın değerini bir kat daha arttıran etken, Mehmet Yiğit gibi önemli bir oyuncunun kadrodışı bırakılması ve Lamine Diarra-Elmar Bjarnasson gibi önemli iki oyuncunun ise cezalı durumda olmasıydı. Bu 3 puan ile camia olarak sportif anlamda rahat bir nefes almıştık..

Ancak bugünkü yazımın temel konusu Elazığspor taraftarlarınca ''mazlum'' olarak nitelendirilen başkanlar ve yönetimler... Son dönemde adeta ısmarlama olarak seçilen kulüp başkanlarına , tıpkı Elazığspor taraftarına verilen vaadler gibi , teminatlar veren siyasiler sözlerinde durmamış ve bugün gelinen noktada 5 aydaki 3. kulüp başkanı ve yönetimi istifa etmiştir.

Elazığ bu sezon kampta malzeme yokluğuyla ,tesislerde gıda bulunamasıyla , antremanlarda içecek su bulunamamasıyla ve yenildiği farklı sezonlarla oldukça kötü bir şekilde tanıtılıyor. Bu durumun tek sorumlusu şehrin siyasileridir. Kimse kusura bakmasın. Futbol artık siyaset üzerinden yürüyor , şehirler siyasi olarak yarışıyor. Ancak Malatya, Erzurum, Afyon siyaseti şampiyon yaparken, Elazığ siyaseti küme düşürüyor.

Lütfen artık Elazığspor için bir takım mazlumları seçmek yerine , bu takımın itibarını tekrardan kazandıracak güçlü bir yönetime vaadlerle değilde , maddi imkanlarla destek olarak bu şehrin insanın tek mutluluğunu hak ettiği noktalara taşıyın.

Haa.. Eğer aranan yeni bir mazlum ise , bu şehrin takımı için ''mazlum'' olmayı göze alacak binlerce Elazığlı olduğunu unutmayın.. Yazdıklarımızım bir nebze olsun dikkat çekebileceği ümidiyle yazımı sonlandırıyorum. Saygılarımla.

YORUM EKLE