Elazığspor'un Son Şansı!..

Elazığspor’un transfer yasağı kaldırılınca “bayram” sevinci yaşadı taraftar…
Mevcut kadroyu elde tutma konusunda baştan çok ağır davranan sonra da o imkânı bulamayan ve 3 isim dışında oyuncu kadrosu tamamen dağılan bordo-beyazlı takım, transfer yapamadan sezona devam etse kesinlikle 2. Lig’e düşecekti.
“Olsun seneye 2. Lig’de şampiyon olur?” görüşünü savunanlar, sezon sonunda transferin yine kapalı olacağını, 2. Lig’in gelirleriyle mevcut borcun ödenemeyeceğini ve takımın bu şartlarda hızla amatör kümeye ineceğini hesaplayamayanlardı!
Bu durumda deplasmana gidiş masraflarını dahi karşılayamayacak Elazığspor Kulübü’nün, Gaziantepspor gibi ST 1. Lig’den çekilmesi hazin de olsa kaçınılmaz son olacaktı?
İşte bu yaşananlar ve kapanma tehlikesiyle karşılaşınca ölümü iliklerine kadar hisseden taraftarın sıtmaya razı olması, son anda kaldırılan yasak ve gerçekleştirilen 22 takviye transferle ister istemez “bayram sevinci”ne dönüştü!..
Önce bu şartlarda Ş. Urfa’da oynanan Giresunspor Maçı’nı değerlendirelim, sonra da Elazığspor’un genel gidişâtına ilişkin düşüncemizi belirtelim…
***
Cuma günü 22 transferden Elazığ’a gelen sadece eski kalecimiz Ahmet Sabri’ydi…
Maçtan bir gün önce Elazığ’a gelen ve bir idmanla ter atıp ardından Ş. Urfa’ya hareket eden transferlerin büyük bölümü takımlarında hiç oynamadığı ya da yeteri kadar oynayamadığı için hazır değillerdi.
Oyuncularla yapılan bire bir görüşmeler sonucu onların beyânlarına dayanarak kadroyu oluşturan Elazığlı teknik adam İlhan AYDIN’ın işi de en az oyuncular kadar zordu!
Ahmet Sabri’nin kalesini koruduğu Elazığspor; Tufan, İdris, Gökhan, Ahmet Burak’tan oluşan 4’lü savunmanın önünde DIALLO tek önlibero, O’nun önünde sağda TRAORE, solda Mustafa, ortada Kadir TAŞOĞLU ile Cengizhan’dan kurulu bir orta 4’lü ve ileride Lamine DIARRA tek santrafor olmak üzere 4-1-4-1 ya da 4-5-1 denilebilecek bir dizilişle yayıldı sahaya…
***
Bordo-beyazlı takımın bu durumda en büyük sorunu; Malatyaspor, Karagümrük ve Adana Demirspor gibi aynı takımdan gelen birkaç isim dışında, birbirini tanımayan isimlerin yaşadığı “uyum” zorluğuydu!
Uyum sıkıntısı dolayısıyla belirli bir oyun plânına da sâhip olamayan Elazığspor, taktik strateji eksikliği de düşünüldüğünde belki arkadaşının adını maç esnasında sahada öğrenen futbolcuların birlikte ortaya koyacağı mücâdele ve yardımlaşmayla başarılı olabilirdi ama, sorunların en büyüklerinden biri, belki de en öne çıkanı; hazırlık dönemi geçirmeyen takımın fizikî yetersizliğiydi!
İşte bu şartlarda Elazığspor’un ortaya koyacağı direnç ve Giresunspor’a karşı alacağı sonuç da 4 puan önündeki bir rakibi yakalama şansı ve ST 1. Lig’e tutunma bakımından çok ama çok önemliydi…
***
Giresunspor’un daha iyi başladığı karşılaşmada Elazığspor orta alanı kalabalık tutmakla akılcı davrandı ve ilk yarıda ilerleyen bölümde rakibin etkisini azaltıp oyunda dengeyi kurdu.
Ancak, savunmada iyi kapanıp hücumda etkisiz kalan bordo-beyazlılar maçı gol pozisyonuna giremeden tamamlarken, ilk yarıda ikisi ceza alanı içinden mutlak gol olabilecek biri de uzaktan şut  olmak üzere 3 tehlikeyi Kaleci Ahmet Sabri’nin başarılı kurtarışları sayesinde gol yemeden atlattı.
2. Yarı’da da organize olamadığı için ofansîf etkisizliği devam eden Elazığspor, ilerleyen dakikalarda bir de fizikî yetersizlik ortaya çıkınca iyice bunaldı ve kalesinde tehlikeler yaşadı!..
Oysa Elazığspor topa sâhip olabilse, ayağa isâbetli paslarla hem fazla efor sarfetmeyecek, hem de rakibin üzerine gelişine engel olacak, böylece savunmada nefes alıp bunalmayacaktı?..
Bereket versin ki Giresunspor önce Kaleci Ahmet Sabri’nin kurtarışları, sonra da rakip oyuncuların beceriksizliği nedeniyle 2. Yarı’da da bulduğu 4 pozisyonu gole çeviremedi ve puanlar paylaşıldı!..
Hazır olmayan takımda bir maç tam ölçü olmasa da Kaleci Ahmet Sabri’nin yanı sıra Gökhan, İdris, özellikle Mustafa ve 45 dakika süre almasına rağmen Cengizhan, performanslarıyla dikkât çeken isimlerdi.
“Yenemiyorsan yenilme” ilkesi hatırlanırsa şâyet, net gol pozisyonuna giremeden 90 dakikayı tamamlayan Elazığspor, ev sahibi olmasına rağmen dezavantajlı çıktığı bir maçta hiç değilse yenilmediği rakibiyle arasındaki puan farkının açılmasına engel oldu.
***
Elazığspor’un şehrin önde gelenleri Vali ile ETSO Başkanı tarafından sahiplenilmesinin ardından oluşan kenetlenme, özellikle “güven” konusunda toplumda büyük umut doğurmuştur…
Ancak, Elazığspor’un bir saatte 22 transfer birden yaptığı haberleriyle gururlananlar ve transfer tahtasının son anda açılışını törenle kutlayanlar, kapıldıkları rehâvet uykusundan bir ân önce uyanmalılar!
Zirâ transferi açmakla ve 22 oyuncu almakla henüz hiçbir sorunumuzu çözmedik!
Elazığspor’un neden bu duruma düştüğünü, iyi düşünmek ve unutmamak gerek?
Bordo-beyazlı Kulübün yeniden borç batağına sürüklenmesine izin vermeyeceklerini ifâde eden ETSO Başkanı Sayın Asilhan ARSLAN, umarız şimdiden dedikodusu yapılan 22 transferin maliyetinin getireceği net yükün, yeni oluşacak yönetime devrinde ve kamuoyuna duyurulmasında şeffaf davranılmasını sağlayacaktır!
***
Netice olarak; 6 aydır yapılan tüm çağrılara rağmen sessiz kalıp Elazığspor’u kapanmanın eşiğine getirenlerin, bugün “transferi biz açtırdık!” yarışına girdiklerini ibretle görüyoruz!
Dua edelim, destek verelim de Elazığspor sezon sonunda ST 1. Lig’de kalsın, küme düşmesin…
Eğer 2. Lig’e düşerse Elazığspor, sezon sonunda transferin yine kapalı olacağını, 2. Lig’in gelirleriyle çok daha artmış olacak borcun hiç ödenemeyeceğini ve kulübün ligden çekilerek kapatılacağını bilmemiz gerek!
Anladınız mı şimdi?..
Öyle sevinçten havaya uçulacak, bayram yapılacak, törenle kutlanacak bir durum yok henüz; transferin açılmasıyla ST 1. Lig’de kalmak ve borcu tamamen eritmek adına “son bir şans” yakaladı Elazığspor, o kadar!

YORUM EKLE
YORUMLAR
Elazığ
Elazığ - 7 ay Önce

Takımın batmasın bekleyenler için tabiki de sevinecek havalara uculacak durum yok .