Elazığ Bekliyor!!!

24 Ocak Cuma günü yaşadığımız 6.8 şiddetindeki deprem dolayısıyla tüm milletimize geçmiş olsun dileklerimi sunarken işin ekonomik boyutunu biraz irdelemek istiyorum.

Ekonomik olarak küçük veya büyük fark etmeksizin ticaret erbabının yüzde 90'ı zor bir geçitten geçiyor. Zaten ekonomik krizin pençesinde olan ülkemizde, bir de deprem gerçeğiyle yüzleşince siftah yapmadan kepenk kapatan esnaflar kan ağlıyor.

Bu konuda basitçe düşünelim;

Vatandaş parfümcü. Kim bu zamanda parfüm alıyor? Hiç kimse.

Vatandaş tencere, tava gibi ev eşyası satıyor. Kim bu zamanda ev eşyası alıyor? Hiç kimse.

Vatandaş matbaacı. Kim bişeyler bastıracak? Hiç kimse.

Vatandaş mobilyacı. Kim bu zamanda mobilya alıyor? Hiç kimse.

Vatandaş kuyumcu. Kim bu zamanda altın, gümüş, dolar vs. alıyor? Hiç kimse.

Vatandaş oto yıkamacı. Kim bu zamanda arabasını yıkatıyor? Hiç kimse.

Vatandaş oto galerici. Kim bu zamanda araba alıp satıyor? Hiç kimse.

Vatandaş halıcı, perdeci, cıncık boncukçu, konfeksiyoncu, ocu bucu herneyse. Kime ne satıyor? Hiç kimseye hiç birşey satamıyor.

Peki bu vatandaş bişey satamayınca yanında çalışan adama ne diyor? Kardeşim kusura bakma işleri görüyorsun. Yarından itibaren kendine yeni bir iş bak.

Kirası geldiğinde mal sahibine ne diyecek? Kusura bakma kira beledini ödeyemiyorum. Mal sahibi ne diyecek? Önemli değil, durumunu düzeltince verirsin... diyecek kaç kişi var vicdanlarımıza soralım.

Sağolsun AKSA borçlarımızı 2 hafta erteledi. 2 hafta sonra? Açma kapama parası dahil olmak üzere elektrik ve doğalgazı kesecek.

Tüm bunlardan sonra sonucun ne olacağını anlamak için arif olmaya gerek yok.

Buna devletimiz ve hükümetimiz acil bir önlem almalı. Ne gibi bir önlem almalı diyorsunuz. Çeşitli yolları var ve en uygun yöntemi yetkililerin uygulamaya koymasını umuyorum.

İlimiz her ne kadar memur şehri olarak anılsa da esas itibariyle geçimini ticaretle sürdürenlerin sayısı daha fazla. Dolayısıyla üzerinde durulması gereken oldukça önemli bir konudan bahsediyorum.

Meydana gelecek bu olumsuzlukların sonucu olarak da bir GÖÇ yaşayacağız. Hem de nitelikli göç verip niteliksiz göç alacağız.

Bugün nüfusa oranla ülkemizin birçok şehrine göre sayısı az olan Suriyeli kardeşlerimizden yakınıyorsak yarın da başka 'kardeşlerimizden' yakınmamız işten bile olmayacak.

Van depreminden sonra Van'a ayrılan toplam bütçe 5 milyar eski parayla 5 katrilyon civarında. Elazığ'a bu paranın yarısı ayrıldığında yaralar o zaman gerçek manada sarılmış olacak.

Yoksa Elazığ tabiriyle 'guru guru gadan alam' olmaz. İnsanlar somut şeyler görmek istiyor. Somut adımlar görmek istiyor. Esnaf bekliyor, öğrenci bekliyor, memur bekliyor, evi yıkılan veya hasarlı vatandaş bekliyor, işçi bekliyor. Elazığ bekliyor Elazığ!!!

Beklentilerimizin boşa çıkmaması umuduyla depremde ölenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Her zorluktan sonra bir kolaylık vardır inancında olan bu necip millet herşeyin en iyisini hak ediyor.

Allah devletimizin ve milletimizin yar ve yardımcısı olsun.

YORUM EKLE