Atan İle Tutan Farkı!

Zayıf rakibi Karabükspor’u farklı mağlup eden ve ST 1. Lig’de ilk galibiyetini alan Elazığspor, Kupa’da evinde B. Petrolspor’a farklı mağlup olsa da Denizli’ye morâlli gitmişti…
“Lig’den düşüyoruz, Kupa bizim neyimize? Adam sen de iyi ki elendik!” diyenlerin gerçekçi bakış açısına karşılık, kısıtlı kadroda 11’de yer alan ve sonradan oyuna giren as oyuncuların performansını değerlendirenler de, Denizlisporla deplasmanda oynanacak maçtan pek umutlu değillerdi!

Öte yandan haftasonuna doğru yaşanan gelişmeler, Elazığspor’dan umutlanmak isteyenler için bir ışık oldu âdeta…

Önce, gol sıkıntısı yaşayan bordo-beyazlı takımda sorunları çözülen tecrübeli “golcü” Lamine DIARRA geç de olsa antrenmanlara çıktı ve nihâyet kadroya girdi…

Yine çok gecikilmiş olsa da, borçlu olduğu eski teknik heyetler ile eski oyuncuların alacaklarını “erteleme” talebini kabul etmeleri sonucu; Elazığspor “3 puan silme” cezasından kurtuldu!

Tabii haftalardır “- 3 puan silme” diye yanlış yazılan ve konuşulan ceza uygulaması, “eksi” değer silinemeyeceği için “3 puan silme” cezası şeklinde ya da “silme” deyimi kullanılmadan “-3 puan” cezası diye belirtilmeliydi!

Bu yanlışı düzeltelim ki kelime ve deyim kullanımı konusunda titiz olmayanlar dikkât göstersinler!

***
Elazığspor’a hizmet eden, hele şu ortamda destek veren her kim olursa olsun teşekkür etmek gerek!..

Ancak, sezon başında transfer tahtasını açmak için kaynakları seferber etmeyen ve tüm çağrılara rağmen harekete geçmeyerek sessiz kalanların, son anda kulüp lisansının alınması ve “3 puan silme” cezasının önlenmesi dolayısıyla kulüpten yapılan “teşekkür” açıklamasıyla gündeme taşınmaları çok mânidar?

Bir hafta ya da 10 gün önce başkanın telefonuna çıkmayanlara, bir hafta sonra “teşekkür” etmek de neyin nesi?

Taraftar da soruyor şimdi haklı olarak; “Elazığ Milletvekili Gürsel EROL’a neden teşekkür etmediniz?” diye!

Bence de, bu soruyu soranlar çok haklılar zirâ, Milletvekili Gürsel EROL’un ön plâna çıkışı dolayısıyla birileri rahatsız oldular ve harekete geçmek zorunda hissettiler kendilerini!..

İşte bu gelişme bile anlatıyor bize “muhalefet” milletvekiline sâhip olmanın nimetini!

Tabii asıl hedef Elazığspor’un bu sezon mutlaka ST 1. Lig’de kalması ve küme düşmemesi olmalı…

Zirâ, transfer tahtasını zamanında aç(a)mayanlar, bugün; 7 maçta 5 mağlubiyet alan Elazığspor’un elini kolunu baştan bağlamış ve göz göre göre küme düşmeye “en büyük aday” durumuna sokmuşlardır!

Bunu bilen Denizlispor Taraftarı’nın maçın sonlarına doğru; “Elazığ kümeye!” diye tezahürat yapması zorumuza gitti gitmesine de, Elazığspor’u küme düşmeye aday bir takım hâline getirenlerin zoruna gidiyor mu acaba?

***
Müsabakanın hakemi Burak ŞEKER’in antrenmanda sakatlandığı gerekçesiyle son anda değiştirilmesi ve yapılan atamayla maçta görevlendirilen yaş haddinden hakemliği bırakmayı bekleyen Özgüç TÜRKALP’in sergilediği kötü yönetim, Elazığspor’un aleyhine oldu!

Teknik Direktör Osman ÖZKÖYLÜ’nün sezon başında anlaştığı her takımda olduğu gibi, yine “aşırı” transfer yaptırarak kadrosunu yenilettiği Denizlispor, geride kalan birkaç sezonda “transfer yasağı” almasına ve maddi sorunlarla boğuşmasına rağmen nasıl oldu da nereden kaynak buldu ve şöhretlerden oluşan bir takım kurdu merâk ettik doğrusu?

Kaleci STACKHOWIAK, Recep NİYAZ, Mehmet AKYÜZ,  Burak ÇALIK, Ziya ALKURT, İsmail AİSSATİ, gerek yetenek, gerekse tecrübeleriyle Denizlispor’u sırtlayacak ve zirveye taşıyacak güçte ve ST 1. Lig’in kalburüstü oyuncularıydı!
Elazığspor, Lamine DIARRA’nın kadroya katılımıyla morâl bulsa da, fizikî yetersizliğinin yanı sıra maç kondisyonu sorunu olan tecrübeli golcünün 11’de yer almasını hiç kimse beklemiyordu.

Dizilişte 4-1-4-1 sistemiyle doğru tercih yapan Teknik Direktör Orhan KAYNAK, oyuncu tercihlerinde ise “alternatifsizlik” nedeniyle formsuz oyuncuları kenara çekme imkânından mahrumdu.

Karabük Maçı kadrosundan genç Onur’un yerine kart cezasını tamamlayan Elmar’ı 11’e alan Orhan hoca, Emre’yi tekrar savunmanın soluna kaydırmış, Kadir BEKMEZCİ’yi “tek önlibero” olarak görevlendirirken, Ahmet ARAS’ın sol, Serkan’ın sağ kanatta, Kadir TAŞOĞLU ile Elmar’ın da ortanın ortasında merkezde yer aldıkları bir 4’lünün önünde ileri uçta da Moussa BAĞAYOKU’yu tek santrafor olarak sürmüştü oyun alanına…

***
İlk Yarı’da topu rakibine veren ve pres yapmadan ekonomik oynayarak kendi yarı alanında bekleyen Elazığspor, başta Mehmet AKYÜZ ile Ziya olmak üzere ofansîf yönü güçlü rakip oyunculara boş alan bırakmamayı başardı.

Ancak, Denizlispor; kanatlardan geliştirdiği her atakta Elazığspor’un çok sırıtan “yan top zaafı” nedeniyle ummadığı rahatlıkta net pozisyonlar buldu ama, bereket versin gol yapamadı?

Oysa, Moussa BAGAYOKO girdiği net 2 pozisyonu değerlendirebilse, Elazığspor soyunma odasına iki farklı galip giderdi!

2. Yarı’da soldan yapılan ortada yine “yan top zaafı” ve Kaleci Soner’in acemi kalecilerin bile yapmayacağı bir hatası sonucu bulduğu golle öne geçen Denizlispor, Elazığspor’un beraberliği sağlamak amacıyla öne çıkmasından faydalanarak ilk yarıda bulamadığı boş alanları çok kolay buldu?

Elazığspor 53 ile 65. Dakikalar arasında 12 dakikada 4 gol fırsatı birden yakaladı ama, Kadir BEKMEZCİ’nin 2, Emre’nin bir vuruşunu tecrübeli Kaleci STACKHOWIAK kurtarırken, Ahmet ARAS yine 6 pastan mutlak bir gol pozisyonunu üstten auta atarak saç-baş yoldurttu?

Denizlispor’un attığı 3 gol de yan toptan gelirken, evsahibi ekibin becerisinden ziyâde farklı skoru bordo-beyazlı takımın rakibe ikrâmı ile “yan top zaafı” doğurdu!

***

Lamine DIARRA’yı her ne kadar tam hazır olmasa da oyuna sürmekte geciken Orhan KAYNAK, oyundan Kadir TAŞOĞLU’nu çıkarmakla haksızlık ettiği gibi orta sahada rakip atakları kesen ve top çalan tek oyuncusunu kenara alarak Elazığspor’un direncini kırdı?

Mehmet YİĞİT’in sarı kartı varken kayarak yaptığı müdahâle hatalıydı ve tesadüf mü bilemiyoruz ancak, yine bir G. Antep Maçı öncesinde takımını yalnız bıraktı?

Elazığspor’un direncini artıran ve ayakta kalmasını sağlayan Kadir TAŞOĞLU’nun yanı sıra, hazırlık dönemi geçirmedikleri hâlde her maçta performanslarını biraz daha artıran Kadir BEKMEZCİ ile Orhan ŞAM, bordo-beyazlı takımın en verimli oyuncularıydı.

Hakem ÖZGÜÇ TÜRKALP, tribünlerin ve oyuncuların gösterdiği tepkiye göre düdük çalarak etki altında kaldığını ve iyi hakem olmadığını kanıtladı!

İlk yarıdaki denk mücâdele 2. Yarı’da Denizlispor’un lehine bozulduysa eğer, bu Elazığspor’un atan- tutanı ile rakibin atan- tutanı arasındaki büyük farktan kaynaklandı!

YORUM EKLE