Elazığspor, Boluspor’a mağlup olunca bordo-beyazlı taraftarlarımız bağırdı tribünden Bolu’da; “KALPAR istifa!” diye…
Sonra Elazığspor’un Play-Off şansı mûcizlere kaldığı için sosyal medyada yoğun eleştiriler başladı, telefonuna sarılan mesaj gönderdi, klavye başına geçen saydı verdi Teknik Direktör Hüseyin KALPAR’a?..

Küfürlere, hakaretlere “ayıp” ve “günâh” demekten başka karşılık olacak bir söz ya da kelime yok…
Ama Hüseyin KALPAR’ı eleştirenlere ya da istifaya çağıranlara “günaydın” demeye hakkım var diye düşünüyor, geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum!
***

“Hakkım var” dedim zirâ; Elazığ Basını’nda yazdığım ve yorum yaptığım süre boyunca hiçbir teknik adama “olmuyor / olmaz” diye katı ve ısrarcı bir tavır takınmadığım hâlde Sayın Hüseyin KALPAR’dan umutsuz olduğumu ilk günden beri hiç saklamadım!..
“KALPAR’la Olmuyor!” diye başlık attığım yazım oldu…
“KALPAR’la Madara!” şeklinde Elazığspor’un kenar yönetiminin müdahaleleriyle gülünç duruma düşürüldüğü maçlara vurgu yaptığım oldu…
“KALPAR’la Olmuyor, Olmaz!” başlığıyla düşüncemde ısrar ettiğim yazılarım, yorumlarım oldu…
Ama, özellikle saha dışı olumsuzluklarla kapanan Mehmet ALTIPARMAK Dönemi’nin ardından göreve getirildiği için olsa gerek Hüseyin KALPAR’a verilen destek ve tanınan kredi son yıllarda hiçbir teknik adama verilmedi Elazığspor’da?..
Oysa ben bu sütunlardan, birilerinin bilir ya da bilmez ön plâna çıkardığı yönüyle yani “tecrübeli” kelimesiyle başlayan cümlelerimle, şahsiyetini değil sürekli icraatını eleştirdim Hüseyin KALPAR’ın!..
Çünkü Elazığspor’a hiçbir şey vermediği gibi, sportîf başarı da dâhil olmak üzere çok şey kaybettirdi Hüseyin KALPAR!..
***
Lig’de 12. Hafta’da Lider Ümraniye’nin 6 puan gerisinde 4. Sıra’da devraldığı Elazığspor’u bırakın zirve yarışında tutmayı, Play-Off’a bile oynatamadı “tecrübeli” hocamız?..

Ne diyordu Elazığspor’a gelirken; “Boluspor ile Samsunspor’un tekliflerini geri çevirdim. Çünkü mevcut kadrosuyla ki çoğu futbolcu benim oyuncum, şampiyon olacağına inandığım için Elazığspor’u tercih ettim!..”

Sonra 7 hafta kazanamayan Elazığspor’a, “alternatifsiz” diye suçladığı kadroya ara transfer döneminde yaptırdığı takviye transferlere rağmen, “takım” hüviyeti kazandıramadı, “takımdaşlık” ruhu aşılayamadı “tecrübeli” hocamız Hüseyin KALPAR?
Deplasmanda berabere tamamlanan Ankaragücü, Balıkesir ve Ç. Rizespor Maçları ile içeride Giresun Maçı dışında hiçbir müsabakada kenar yönetim olarak oyuna olumlu katkıda bulunamadı?

Forma savaşı bir yana adaleti sağlayamadı, küstürdü oyuncuları, kimseyi kazanamadı! 

Son dönemde ekonomik sıkıntıları dillendiren kurt hoca (!) Hüseyin KALPAR, maç analizlerinde ilk günden beri yaptığı gaflarla hiç inandırıcı olamadığı gibi, ya faturayı futbolculara çıkardı, ya da sudan bahâneler aradı?
Tüm bunlara rağmen çok küçük bir kitle eleşirdi düne kadar hakkıyla Hüseyin HOCA’yı, genelde kimse toz kondurmadı?

Şimdi Elazığspor, Boluspor’a mağlup olup da Play-Off şansını mûcizelere bıraktığı için Hüseyin KALPAR’ı eleştirip istifaya çağıranlara, testi kırıldıktan sonra tepki gösterdikleri için “günaydın” diyelim!

***
Boluspor Maçı’na gelince, Hüseyin KALPAR’ın klasik hata ve yanlışlarının tekrarlandığı karşılaşmada “sürpriz” olan ve maçın kaybına sebep olarak gösterilen gelişme; TOM ile Alpaslan’ın 11’de sahaya çıkmadıkları gibi, sonra da forma giymeden maçı tamamlamaları oldu!
Maçtan sonra kim ne derse desin, müsabakadan önce sebebi her ne olursa olsun TOM’un “ayağımda ağrılarım var” bahânesiyle oynamak istemediği bir gerçek ve basına duyuruldu ama, Alpaslan’ın omuzundaki ağrılara işâret edildiği hâlde oynamak istemediğine ilişkin herhangi bir bilgi verilmedi ve duyulmadı?
Oynamak istemeyen TOM’u motive edip sahaya çıkarmak için çaba göstermeyen sözde tecrübeli hocamız Hüseyin KALPAR, bu futbolcuyu kadro dışı bırakma riskini de göze alamadığı için maç kadrosuna yazdı ama oyuna almayarak sözde tavır koydu ve yine büyük bir yanlış yaptı!
Alpaslan ile HORA’yı kenarda tutan KALPAR, Serkan-Adem zorunlu değişikliğinin dışında H. İbrahim’in yerine HORA’yı oyuna almakta çok geç kaldı ancak, özellikle TATOS’un yerine Alpaslan’ı tercih etmeyip Kadir’i oyuna sürerek golsüz eşitliği koruyayım derken, yine “korkak” yine “yenilmeyeyim yeter” anlayışı yüzünden Elazığspor’a hem maçı, hem de Play-Off şansını kaybettirerek sezon bitmeden lige havlu attı!
***
Elazığspor’u devralırken sâdece küme düşmekten değil, 100 Milyon tl’yi aşkın borcunu ödeyerek kapanmaktan kurtaran mevcut yönetim, Boluspor Maçı öncesinde binbir türlü meşakkatle bulup buluşturup 2 maç tutarındaki prim ödemesini yapıyorsa, bu olup bitenlere sebep ne?
Yönetimin en büyük yanlışı olan Hüseyin KALPAR’ın, yaptıkları yetmezmiş gibi bir de maç sonunda kendisini istifaya çağıran taraftara; “Taraftar bilmiyorsa olan-biteni öğrensin!” şeklinde yaptığı açıklama ne mânâya geliyor, taraftar soruyor, kamuoyu merâk ediyor?
Hüseyin KALPAR için Elazığspor’un birkaç beden büyük geldiğini biz 18 hafta önce; “KALPAR’la Olmuyor, Olmaz!” başlıklı yazımızla anlattık, isteyen baksın geçmişe, okusun ve hesaplasın?
Çağrımız yönetim kuruluna; Elazığspor’da olan-biten neyse açıklansın, dedikodular bitsin artık, kamuoyu aydınlansın! 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.