Aile, içinde yaşadığımız toplumun temel taşıdır.Bu nedenle kanun koyucular aile kurumunun önemini gözden uzak tutmamışlar, onu koruyucu ve kollayıcı pek çok kural koymuşlardır.

Gerek Anayasa gerek Yasa ve gerekse Yargıtay içtihatlarında buna yönelik bir çok madde ve karar bulunmaktadır.

Bu yazımda eşlerin birbirlerine olan sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmaları sebebiyle aldatılan eş açısından aldatan eşin birliktelik yaşadığı diğer kişiye manevi tazminat davası açma hakkından kısaca bahsedeceğim.

Evlilik birliğinin kurulması ile birlikte Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesine göre eşler arasında sadakat yükümlülüğü kendiliğinden otomatik olarak doğar. Yani evlilik birliğinin devamı süresince ve boşanma davaları var ise de işbu boşanma davalarının kesinleşmesine kadarki süreçte eşler, birbirlerini aldatmama, sadık olma yükümlülüğü altına girerler.

Evliliğin en temel yükümlülüklerinden olan sadakat yükümünün ihlal edilmesi, eşin eşine sadık olmaması halinde, aldatılan eş açısından bir zarar doğacağı kabul edilmekte ve bu hukuka aykırı davranışı ile doğan maddi manevi zararın tazmin edilmesi dava yolu ile aldatan eşten ve eşin duygusal/fiziksel birliktelik yaşadığı 3.kişiden (aldattığı kişiden) istenebilmektedir.Buna yönelik Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017 tarihli vermiş olduğu güncel kararla da evli bir erkekle ya da bayanla birlikte olan 3.kişinin manevi tazminattan sorumlu olduğu karara bağlanmıştır.

Bahse konu 2017/4-1334 E, 2017/545 K sayılı karar; ‘’ ..Evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliği, diğer eşin sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğinde olduğu gibi, bu eyleme katılan kişinin eylemi de bundan ayrı düşünülemez. Dolayısıyla, bu eyleme evliliği bilerek katılan kişi de diğer eşin uğradığı zarardan sorumludur.

Nitekim aynı ilke Hukuk Genel Kurulu’nun 24.03.2010 gün ve 2010/4-129 E.-173 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Sonuç itibariyle, davalının davacının eşi ile evli olduğunu bilerek duygusal ve cinsel ilişkiye girdiğinin tarafların ve mahkemenin kabulünde olmasına göre; davalının sorumluluğu ahlaka ve adaba aykırılık nedeniyle gerçekleşen “haksız fiil”den kaynaklanmakta; dava da yasal dayanağını haksız fiile ilişkin hükümlerden almaktadır.

Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinde yer alan "evlenmeyle eşler arasındaki evlilik birliği kurulmuş olur... Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar." biçimindeki düzenleme gereğince, evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliği, diğer eşin sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğindedir. Bu eyleme evliliği bilerek katılan kişi de diğer eşin uğradığı zarardan sorumludur. Ayrıca eşlerin bu yüzden boşanmış olup olmaları da önem taşımaz.

Bu nedenlerle somut olayda mahkemece davalının açıklanan şekilde gerçekleşen eyleminden sorumluluğu kabul edilerek davacı eş yararına tazminata hükmedilmesi yerindedir.'' Demektedir.

Yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2017 tarihli kararında;''Dava, kişilik haklarına saldırı sebebiyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalının, davacının eşi ile evli olduğu süre içinde birliktelik kurduğu, eşin davacıya karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, davalının da davacının eşiyle özel ilişki gerçekleştirerek davacının aile değerlerine haksız saldırı eyleminde bulunduğu ve böylece davacının kişisel değerlerine zarar vererek davacının zarar görmesine neden olduğu anlaşılmıştır. Şu durumda davalının haksız eylemi sabit kabul edilerek tazminata hükmedilmesi yönündeki mahkeme kararı usul ve yasaya uygundur.'' demektedir.

Böylelikle Kanunlarla koruma altına alınan aile kavramının hukuka, ahlaka, adaba, örf ve adete aykırı davranışlarla bozulmasına aldatan eş ve birlikte aldatan 3.kişi tarafından birlikte sebebiyet verilmesi ve bu haksız saldırı eylem ile aldatılan eşin kişisel değerlerine zarar vererek onun zarar görmesine neden olunması halinde eşine sadık kalan eş lehine tazminata hükmedilmektedir. Bir hukukçu olarak haklarınızı hukuki yollarla savunmanız dileğiyle… 

Av. Gizem Kalay

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.